Seçkin Sarpkaya – Türklerin Şeytani Masalları

Halk Bilimi (Folklor) çalışmalarının tarihi Avrupa’da çok eski tarihlere kadar giderken Türkiye’de bu sahada asıl ilk çalışmaların Cumhuriyet dönemi ile beraber başladığını söyleyebiliriz. Günümüzde Folklor disiplini artık üniversitelerde birer bölüm çatısı altında yetiştirilen öğrenciler ve öğretim üyeleriyle önemli bir ivme kazanma sürecine girmiştir. Bu alanda ortaya koyulan kitap, makale ve tez çalışmalarının sayısı gün geçtikçe artmaya ve çoğalmaya başlamıştır.

Yazımıza konu olan “Türklerin Şeytani Masalları” adlı eser, halkbilimci Seçkin Sarpkaya tarafından kaleme alınmıştır. Sarpkaya, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Türk Halkbilimi Anabilim Dalı’nda hazırlamış olduğu tezini yeniden gözden geçirerek bir kitap halinde yayınlamıştır. Eser, Türkiye sahası masal ve efsanelerinde tespit edilmiş olan demonik varlıkları konu edinmektedir. Yazımızda bu eserin kısa bir tanıtımını yapmaya ve okuyuculara bu eser hakkında bilgiler aktarmaya çalışacağız.

Eser iki ana bölümden meydana gelmektedir. İlk bölümde “Türk masallarında demonik varlıklar” başlığı altında Dev, Peri, Cadı, Canavar, Ejderha, Cin, Arap, Şeytan ve Şahraman’a yer ayrılmıştır. İkinci bölümde ise “Türk efsanelerinde demonik varlıklar” başlığı altında Cin, Ejderha, Alkarısı (Albastı), Şeytan, Pirabok, Peri, Dev, Cadı, Kapoz, Şahmaran, Canavar, Geçlinciler, Şubat Karısı, Haftar, Oğrak, Pispatik, Congulus, Hıbilik (Gıbilik), Davara, Mekir, Enkebir, Karavura, Zırtlan, Kardek, Kara Kunduz’a yer ayrılmıştır.

Birinci bölümde ilk demonik varlık olarak Dev’den söz edilmiştir. Dev’in Yunan, Çin, İran vd. milletlerin mitolojilerindeki yerinden bahsedilmiştir. Dev ile ilgili Ögel, İnayet, Boratav, Bayat gibi araştırmacıların görüşlerine de yer ayrılmıştır. Onların dev ile ilgili verdiği bilgilerden hareketle devin genel özellikleri aktarılmıştır.

İkinci olarak bahsedilen demon Peri’dir. Peri bir demon olarak tüm dünya mitlerinde yer almıştır. Periler mitlerde iyi veya kötü canlılar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Üçüncü olarak bahsedilen bir diğer demon Cadı’dır. Cadı, batı mitolojisinde büyü yapan ve şeytanla işbirliği içinde olan kötü bir varlık olarak düşünülmüştür. Türk mitolojisinde ise cadı kötülük yapan bir kadın olarak tasavvur edilmiştir. Cadı’dan sonra söz edilen diğer bir demon Canavar’dır. Türkiye sahası masallarında hayvani özelliklere sahip büyük bir kurt olarak tasavvur edilmiştir.

Ejderha ise, dünya mitlerinde en çok rastlanılan bir demon olarak karşımıza çıkmaktadır. Eserde Ejderha ile ilgili çeşitli kaynaklarda verilen bilgiler aktarılmıştır. Boratav, Beydili, Ögel, Roux, Bayat’tan aktarılan bilgilerden sonra Ejderha hakkında genel bir tanımlama yapılmıştır.

Ejderha’dan sonra bahsedilen diğer bir demon Cin’dir. Cin, İslamiyet öncesinde Arapların ve İslamiyet etkisi altındaki toplulukların mitik düşünce ve tasavvurlarında yer etmiş bir demondur. Arap ise, Türkiye sahası masallarında yer edinmiş, dev ve cinle benzer özellikler gösteren olumlu-olumsuz bir demon olarak tanımlanmıştır.

Şeytan ise, hem mitolojilerde hem de semavi dinlerde yer edinmiş demonolojik bir varlıktır. İslamiyetten önceki Türk inanç sisteminde Şeytan Erlik’e denk gelmektedir. Masal metinlerinde kahramanla çatışan, düşman-rakip bir tip olarak yer edinmiştir. Şahmaran ise mitolojilerde yarın insan-yarı yılan şeklinde tasavvur edilmiş bir varlıktır.

Eser içerisinde bahsi geçen bu demonlar hakkında Türkiye sahasından seçilmiş masal metinlerinden örnekler verilmiştir. Masallarda bu demonların hangi işlevlerde yer aldıkları belirtilmiştir.

Eserin ikinci bölümünde Türkiye sahası efsanelerinde yer edinmiş olan demonlar anlatılmıştır. Bu bölümde 25 tane demondan bahsedilerek efsane metinlerinden örnekler sunulmuş ve bu demonların yer alış şekilleri, işlevleri üzerinde durularak bilgiler aktarılmıştır. Kaynak eserlerden efsanelerde yer edinmiş bu demonlar hakkında araştırıcılardan tanımlar aktarılmış ve daha sonra genel bir tanımlama yapılarak tip katalogundaki yerine işaret edilmiştir.

En sık geçen cin, ejderha, alkarısı (albastı), şeytan gibi varlıklar üzerinde geniş bir şekilde durulmuştur. Bu bölümde efsane metinlerinde adını ilk defa duyduğumuz ve özel adlarla anılan demonlardan da söz edilmiştir.

Mardin ve Diyarbakır Efsanelerinde adı geçen Pirabok, Ağrı’dan derlenen efsanelerde karşılaşılan Oğrak, yine Malatya efsanelerinde görülen Hıbilik (Gıbilik), tüm verileri Trabzon’dan derlenen efsanelerde ortaya çıkan Davara çok özel demonlardır. Bu bölümde bunun gibi özel adlarla anılan ve özel bir yeri olan demonlardan bahsedilmiştir. Bu demonların çeşitliliği Türkiye sahası efsanelerinin zenginliğini bizlere göstermektedir.

Eserde bahsedilen bu demonların birçoğu insanlara yaptıkları eylemler ile korku salan onları ölüme götürebilecek durumlar sergileyen varlıklardır. Kişilere zarar vererek onları psikolojik, fiziki açıdan rahatsız eden, korku refleksi oluşmasını sağlayan demonlar masallar ve efsanelerde kendisine geniş bir yer bulmuştur.

Türkiye sahasından derlenmiş masal ve efsaneler taranarak 7 coğrafi bölgemizden seçilen metinler ile bu demonik varlıkların tespiti yapılmıştır. 421 masalda ve 390 efsanede demonlarla ilgili bilgiler bulunduğu tespit edilmiştir.

Söz konusu bu metinlerden masalda 9, efsanelerde 25 ayrı demon tespit edilmiş ve eserde bunlara değinilmiştir. Masallarda en fazla dev, en az şahmaran yer alırken efsanelerde ise en çok cin en az kara kunduz vardır. Masal ve efsanelerde demonların 8’i ortaktır.

Seçkin Sarpkaya’nın ortaya koyduğu bu çalışma kuşkusuz halk bilimi alanında demonik varlıklar üzerine en kapsamlı çalışma olarak yerini almıştır. Bu eserle birlikte halkbilimi sahasında önemli bir boşluk ve eksiklik kanaatimizce doldurulmuştur. Ayrıca Türkiye Sahası masal ve efsanelerde yer alan bu demonik varlıklar, halk inançlarının zenginliğini göstermesi bakımında önemlidir. Çalışmanın alana yeni bir katkı sunmasını dilerken Seçkin Sarpkaya’ya halkbilimi sahasındaki yeni çalışmalarında başarılar dilerim.

Seçkin SARPKAYA, Karakum Yayınları, Ankara 2017, 297 Sayfa, ISBN:978-605-2290-02-6

Yazar: Oğuzhan YETİŞTİ

0 0 oy
İçeriği Değerlendir