Türkistanda Bir Bozkurt Enver Paşa

Ayfer GÜLER[1]

Bir eserin müsebbibi eserin meydana geliş safhasında son derece mühim olduğundan biz bahsimize Yazar İlyas Kara Beyefendi ile başlayacağız. Kendisi, 1973 yılında İnebolu’da dünyaya geldi. 1990 yılında İnebolu İmam Hatip Lisesi’nden mezun olan yazar 90-92 yılları arasında vekil öğretmenlik yaptı. 1997 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünü kazandı. Bu bölümü 2001 yılında verdiği “1911-1955 Yılları Arasında Çin’e Karşı Doğu Türkistan Ayaklanmaları” adlı tez ile bitirdi. Yüksek lisansını “Basmacılık Hareketinde Enver Paşa’nın Rolü” adlı tezi ile bitiren İlyas Kara’nın yayınlanmış 9 eseri bulunmaktadır.

 Şüphesiz yüksek lisans tezinin konusu ile tahlilini yapacağımız eserin konuları büyük oranda örtüşecektir. Nitekim eseri oluşturan beş bölüm, sonuç ve ekler kısımlarının ağırlığı Basmacılık hareketi üzerinedir. Yazar eserinde kronolojik sıraya dikkat ederek tarihi olay ve şahsiyetleri bizlere aktarmıştır. Bu bağlamda eseri öncelikle zemini şekillendiren Osmanlı-Rusya ilişkileri, Türkistan’da baş gösteren Korbaşı Hareketi ve Türkistan Mücadelesine Kadar Enver Paşa bölümlerini birinci, Enver Paşa’nın Türkistan Mücadelesi, Enver Paşa’nın 20. Yüzyıl Türkistan’ının Bağımsızlık Savaşına Etkileri ve sonuç bölümünü ikinci kısım olarak değerlendirebiliriz. Birinci kısımda genel anlamda Osmanlı-Rus ilişkilerinin başlangıcı ve gidişatı ile Rusya’nın Türkistan coğrafyasında Don-Volga projesine rağmen yayılışı, yayılmacılığa karşı çıkan ayaklanmaların Rus mezalimince her türlü işkence metoduyla bastırılması ve bu zulme karşı bilenen Pantürkist ve Panislamist hareketlerin direnişteki rolü üzerinde duruluyor, eserin devamı bu ana hat üzerine inşa ediliyor. Bilhassa 19. Yüzyıl sonu 20. Yüzyıl başı itibariyle Osmanlıda görülen Jön Türk Harekatı,akabinde kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti örnek alınarak Türkistan coğrafyasında ceditçilik hareketleri başlıyor. İlmi alanda yapılan reformlarını cedit- kadim kavgası ve Korbaşı –Rusya’nın deyimiyle Basmacılık- ayaklanmalarının baş göstermesi izliyor. Bu ayaklamaların Osmanlı subayları tarafından desteklendiği ayrı bir parantez açılarak açıklanıyor. Eserde Enver Paşa’nın Türkistan mücadelesine uzaktan yaptığı müdahaleler ve birebir mücadelesine dek Osmanlı içerisindeki rolüne de değinilerek süreç kuvvetli referanslar eşliğinde inceleniyor. Dikkatleri en çok cezbeden husus ise bu noktada Enver Paşa’nın Birinci Dünya Savaşı’na Almanların yanında girmemizi isteme sebeplerinin ve Sarıkamış hüznünün rasyonel sebeplere dayandırılması olarak karşımıza çıkıyor. Yazar, Osmanlı’nın İttifak grubunda savaşa girmesinin yalnızca Enver Paşa’nın Alman hayranlığıyla açıklanamayacağını, Enver Paşa’nın Almanya seyahatindeki gelişmişlik ve askeri güç üzerine yaptığı gözlemleri ve Osmanlı’nın yalnızlığını baz alarak böyle bir karara vardığını, Sarıkamış’ta yaşanan hezeyana bir hayalperestlikten öte müsait olmayan ahvalin sebep olduğunu ileri sürüyor. Yine bu bölümde çeşitli tarihi kaynaklar esas alınarak Sarıkamış’ta verilen şehit sayısının muallak oluşu ve Enver Paşa’nın başarılarının yadsınamayacağı üzerinde duruluyor.

Bizce okurun zihnine açıklık getiren yukarıda ana hatlarıyla değindiğimiz birinci kısımdan sonra Birinci Dünya Savaşı mağlubiyeti sonrası Enver Paşa’nın yurtdışına çıkışıyla başlayan Türkistan süreci ele alınıyor. Bu süreçte Paşa hali hazırda Osmanlı içlerindeyken bile müdahalelerde bulunduğu Türkistan için gerçekleştirdiği temaslar ve katıldığı çatışmalar okuru karşılıyor. Her ne kadar hikâye edici anlatımdan ziyade akademik bir üslup kullanılmış olsa da olayların sıra ile işlenişi gözlerimizin önüne Buhara’yı getirerek bizleri çatışmaların canlı şahidi yapıyor. Söz konusu bölümde yazar dağınık biçimde bulunan ve aralarında yeterli teşkilatlanmaların bulunmadığı Korbaşı Hareketinin Enver Paşa’nın gelişiyle bir düzene oturtulduğunun üzerinde duruyor. Öyle ki Enver Paşa’nın disiplini bu harekât içinde önemli başarıları beraberinde getiriyor. Fakat ne yazık ki yalın kılıçla şehadete koşacak olan Paşa ve Korbaşılar için ağır makinalı silahlara, uçaklara, toplara sahip olan Rusya karşısında direniş son derece çetin geçiyor ve bir Ağustos günü Kurban Bayramı namazından hemen sonra başlayan kızıl Rus baskını sonrası kahraman Enver Paşa şehit düşüyor. Yazarın üslubu ve kaynak olarak kullandığı hatıralar az evvel belirttiğimiz üzere okuru bu şehadet koşusunun bir parçası haline getiriyor. Yine son bölümde Enver Paşa’nın Korbaşılara vasiyeti ve kendisinden sonra da devam eden bu istiklal harekatı üzerine bilgiler veriliyor.

Eser üzerine söylenecek çok söz mümkün görünse de sizlerin de okuması Manastır’da başlayıp Çegan Tepesinde son bulan Enver Paşa’nın şehadet koşusunu tatbik etmeniz için elzemdir. Hülasa gerek eserin içerisinde yer yer karşımıza çıkan hatıralar gerekse son sayfalarda kendisine yer bulan kronolojik sıra ve yazarın çeşitli kaynaklardan yaptığı derlemelerle Türkistan’da Bir Bozkurt Enver Paşa bir başvuru kaynağı niteliğinde diyebiliriz.

[1] Gazi Üniversitesi Türkçe Eğitimi Yüksek Lisans Öğrencisi

İlyas KARA

Kripto Yayınları, Eylül 2018, 223 Sayfa, ISBN: 978-605-4991-94-5

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR