Doç. Dr. Mustafa Yıldız’ın yazmış olduğu Türk Siyasi Bilgeliğinin Kadim Kapıları isimli eser, siyasî tarih konusunda çalışma yapanların mutlaka okuması gereken bir eserdir. Eser, herkes tarafından anlaşılacak bir üslup ile yazılmıştır. Altı bölümden oluşmaktadır. Eserin ilk dört bölümü daha önce bildiri olarak sunulmuştur.

Eserinde yazarın kendi ifadesiyle Türk-İslam medeniyet atlasını düşünceleriyle biçimlendiren İmam-ı Azam Ebu Hanife, Farabi, İmam Maturidi, Hoca Ahmet Yesevi, Yusuf Has Hacip ve Kaşgarlı Mahmut gibi her biri farklı açıdan yönetim ilkelerini belirleyen düşünürler ile Dedem Korkut’un, kitabında dile getirdiği biçimiyle siyasal ilişkilerin tahlili yapılmıştır.

Eserin birinci bölümünde İslam dünyasının üç ihtilaf konusu olan “İnsan Doğası”, “İmamet” ve “Özgür İrade” konuları İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin görüşleri doğrultusunda incelenmiştir. Yazar bu incelemeyi yaparken ağırlıklı olarak İmam-ı Azam’ın sekiz sayfadan ibaret olan El-Fıkhu’l-Ekber adlı eseri esas almıştır. Yazar, bu konuları İmam-ı Azam’ın eserinden yola çıkarak şu şekilde açıklamıştır: İnsanın doğası gereği başarmak zorunda olduğu İslam’ın birliği ve dirliğidir. İnsan özgür iradesi ile hayatını yaşarken Allah’ın emri ve rızasına karşı sorumludur. İmamet konusunda İmam-ı Azam’ın meşruiyetinin meşveret yoluyla dört halife döneminde olduğu gibi yeryüzünde olması gerektiğini belirtmektedir.

Eserin ikinci bölümünde din ve siyaset ilişkisin nasıl olduğunu filozofları temsilen Farabi’nin, kelamcıları temsilen ise Maturidi’nin çalışmaları üzerinden değerlendirmiştir. Farabi’nin Erdemli toplum anlayışı ile Maturidi’nin temelsiz, kuralsız bir toplum olmayacağı görüşleri üzerinden toplumsal hayatın kökenlerini irdelemeye çalışmıştır. Toplumsal hayatın işleyişine Peygamberin yasa koyma hakkı olduğu fikrinde birleştiğini belirtmektedir. Toplumsal düzeni belirleyen yasaların da değişebileceğine Farabi’nin “millet”, Maturidi’nin ise “Şeriat” kavramı ile işaret ettiğini belirten yazar, içeriği boşaltılmış bir din algısını kavga ve çatışma ortamının sebebi olarak belirtmektedir.

Eserin üçüncü bölümünde, Türk bilgelik geleneğini Hoca Ahmet Yesevi’nin öğretisi üzerinden değerlendiren yazar, Hoca Ahmet Yesevi’nin “Bilgelik” konusunda ortaya koyduğu öğretinin Türk Bilgeliğinin temeli olduğunu vurgulamıştır. Hoca Ahmet Yesevi’nin, hedef kitlesi içerisinde birleşmeye ihtiyaç duymayanlar ile benlik davası güdenler dışında herkesi kucaklayıcı olduğunu ve kimseyi yabancı görmediğini belirtmiştir. Divan-ı Hikmet’e göre dervişlerin toplumsal yapıdaki bozulmalara karşı her daim mücadele içerisinde olduğunu ve bozuk düzenden kendini korumak için de dünyevi nesneleri önemsemeyerek bu düzenden uzaklaşmayı seçtiğini belirtmektedir. Toplumsal bağları güçlü tutmanın bilgi (mağfiret), samimiyet (ihlas) ve sevgi (aşk) ile olacağını belirten Hoca Ahmet Yesevi, bireysel olarak gelişimi tamamlamak için de “riyazet” ve “ölmeden önce ölmek” felsefesini ortaya koymuştur.

Eserin dördüncü bölümünde ise gelenek ve toplumsal değişimi Kutadgu Bilig üzerinden açıklamaya çalışan yazar, iktidarın gerekliliğini açıkladıktan sonra iktidarın sabitliğini eserdeki iktidarı temsilen baş bilge olan Kün-toğdı’nın sözleri ile açıklamıştır. Yusuf Has Hacip’e göre bir insanın mutluluğunun akıl ve akıbeti birlikte toplumsal hayata yayan bir yönetim altında olacağını belirtmiştir. Devletin sürekliliğinin de geleneklere sahip çıkmak ve akıl ile bilgiyi iyi kullanmaktan geçtiğini belirtmiştir.

Eserin beşinci bölümünde, dilin siyasal işlevini Divan-ü Lügati’t Türk eseri üzerinden irdeleyen yazar, Türklerin İslam dünyasının yöneticiliğini alma sürecini anlattıktan sonra Halifelik makamı için Türklerin yaptığı çalışmaları ve törenin İslamiyet’ten sonra da Türkler arasında sürdüğünü, Divan-ü Lügati’t Türk’ten örnekler vererek açıklamıştır. Türkçenin medeniyeti taşıyan en önemli araç olduğunu vurgulayan yazar Türk lehçelerinin de önemini detaylı olarak anlatmaya çalışmıştır.

Eserin altıncı ve son bölümünde ise birey-toplum-iktidar ilişkisini Dedem Korkut kitabı üzerinden incelemeye çalışan yazar, iktidarın Türkler arasında nasıl oluştuğunu ve yönetimdeki hiyerarşik yapıyı eserden verdiği bilgiler ile açıklamıştır. Türklerde iktidarın kaynağını oluşturan törenin önemini detayları ve eserden örnekler vererek anlatan yazar, kağanda bulunması gereken özellikleri, kağanın görevlerini, yapması ve yapmaması gerekenleri sıralamıştır. Ad almanın öneminden aile kavramına kadar toplumu oluşturan temel değerleri örnekleri ile anlatan yazar, Dedem Korkut kitabına göre iktidarın sürekliliği ile kopuz arasında olan ilişkiyi de incelemiştir.

Yazar, oldukça sade ve anlaşılır bir dil ile “Türk Siyasi Bilgeliğinin Kadim Kapıları”nı detaylı olarak bize anlatmaya çalışmıştır. Siyasî tarih alanında çalışma yapanların Türk-İslam Devletleri’nde hala tartışılan bazı konuların kökenlerini, siyaset, güç, iktidar, meşruiyet gibi temel kavramların ortaya çıkışını, tarihimizin mihenk taşları sayabileceğimiz kişi ve eserler üzerinden inceleyerek güzel bir esere imza atmıştır. Benim gibi siyasî tarih alanında çalışma yapanların mutlaka okuması gereken bu eseri, tarihini bilmek ve günümüz siyaset anlayışını anlamak isteyen herkese tavsiye ederim.

Mustafa YILDIZ, Ötüken Yayınları, 192 Sayfa, İstanbul, 2017, ISBN: 978-605-155-613-0

Yazar: Ömer UMUR

0 0 oy
İçeriği Değerlendir