Tez Nasıl Yazılır?

Zafer SARAÇ*

Her bilim insanın geçmesi gereken bir yol, uğraması gereken bir durak vardır. Bir yola girip üretmenin tadına varan bilim adamı yeni eserler için kendisinde kuvvet bulur. Kimi zaman ilk eser büyük bir külliyatın kapısını aralayan anahtar gibi, peşinden birçok bilimsel çalışmayı sürükleyip getirir. Bilim adamının akademik dünyaya attığı ilk adım ise bir sınav kurulu önünde savunmasını yapıp ortaya çıkardığı tezdir. Peki tez nasıl yazılır? Bu sorunun cevabını ise; üretmenin zirvesine ulaşan Umberto Eco verir. Bu yazımızda Eco'nun cevabını içeren kitabını tanıtmaya gayret edeceğiz.

Umberto Eco bahsedeceğimiz eseriyle bilimsel manada okuyucusuna rehber olma amacı gütmesine rağmen, Eco’yu sadece rehberlik yapan bir bilim adamı kalıbına koyamayız. Eco'nun çok yönlü kişiliğinin çerçevesine birden fazla unvan girer. Yazar, edebiyatçı, eleştirmen ve televizyoncu gibi vasıfları taşıyarak, kültür dünyasının farklı kolları arasında sık sık yer değiştirir. Öylesine geniş bir kültür adamı perspektifi sunar ki; bilime hizmet noktasında sahip olduğu uzmanlık alanı Ortaçağ ve Göstergebilim olmasına karşın, uzmanlığı Eco'nun ilgi yelpazesinde belirsizleşir. O farklı konularda çok şey söyleyen eskilerin deyimiyle tam manasıyla bir hazerfendir.

Bilime kafa yoran bir akademisyenin çoğu zaman aklından geçen daha nitelikli bilim üretme hedefi, Eco'nun düşüncesinde sıkça yer etmiş olmalı ki "Nasıl Tez Yazılır?" isimli eserini bu uğurda vücuda getirmiştir. Eser günümüzden 40 yıl önce 1977 yılında basılmıştır. Ama bilimsel ihtiyacının doğurduğu ateş hiçbir zaman sönmemiş; eser, yazıldığı lisan İtalyanca başta olmak üzere, Farsça, Rusça ve Çince gibi diller de dâhil olmak üzere tam 17 dile çevrilmiştir[1]. Eser 2017 yılı aralık ayına gelindiğinde ise İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Betül Parlak tarafından dilimize kazandırılmıştır.

 “Tez Nasıl Yazılır?” eseri 6 ana bölümden oluşmaktadır. Her bir bölüm tez yazımının ana basamaklarına tekabül etmektedir. Geçilen her bölümle birlikte son ürüne giden yolda, tümevarım şeklinde söylenecekler sınıflandırılmıştır. Eserin bölümleri sırasıyla “Bir Mezuniyet Tezi Nedir Ne İşe Yarar? Konu Seçimi, Malzemenin Araştırılması, Çalışma Planı ve Bilgi Fişleri, Yazma Aşaması, Nihai Redaksiyon[2]” şeklindedir. Eserin son bölümü ise iyi bir teze model olacak şekilde tasarlanmıştır. Tez bölümlerine sahip bu kısımda anlatılanlar konuyla ilgili söylenen son sözler hükmündedir ve birçok açıdan konuyu tamamlamaktadır. Düşünüldüğünde son redaksiyonun amacı da son rötuşlarla tezi tamamlamaktır.

Eco, eserini dönemin İtalyası'nda lisans eğitiminin tamamlanmasının ön şartı olan tez yazımı konusunda öğrencilere yardımcı olmak maksadıyla kaleme alır. Bu amacını kitabın başında belirten Eco, kitabın son satırına kadar okuyucusuna adeta tez danışmanıymış gibi yaklaşır. Edebiyat ve beşerî bilimlerde tez hazırlayacak olanlara yardımcı olmak kastıyla kaleme alınan eserde, anlattıklarını sistematik bir şekilde örnekler yardımıyla netleştiren Eco, bilimsel anlatının düğümlerini çözerek okuyucusunu kendisine çeker. Konular üzerinde yapmış olduğu yorumlar okuyucuya yol gösterirken, eserin kaleme alınış metodu vasıtasıyla anlattıklarını tekrar tasdik eder. Yani kitabın yazımında dikkate alınan kaideler, esasında tez yazımında olması gereken tutumun fiiliyata dökülmüş halidir. Tez yazmaya niyetlenmiş okurun ilk aşamada kafasına takılacak olan soru işaretleri “bu yollardan ben de geçtim” diyen bir eda ile yazar tarafından cevaplanır.

Eco her ne kadar eseri tezin oluşmasına yardımcı olmak kastıyla yazmış olsa da, eserin içerdiği evrensel yaklaşımlar, 40 yıl önce yazılmasına rağmen tazeliğini halen korumaktadır. Tez konusunun belirlenmesi, bibliyografyanın hazırlanması, yazım süreci gibi önemli aşamalar örnekler üzerinden okuyucuya aktarılmaktadır. Verilen örneklerde tez konularının ve araştırma sahasının İtalya için spesifik olması soğukluk arz eden bir durum olarak gözükse de, yazım esnasında yöntem bilinci kazandırması açısından önem arz etmektedir. Ayrıca yazarın entelektüel yapısına istinaden anlatısında bilimsel birikimini etkin kullanması, sadece tez yazımı hedefine dair okuma yapan öğrenciler için dezavantaj olabilir. Eco tez yazımının zorluğundan doğan yoğun anlatısıyla okuyucuyu bunaltsa da, yer yer sıcak, sevecen ve olayı basite indirgeyen yaklaşımıyla, zorlukları gözünde büyüten okuyucu için adeta bir can simidi olur. Eco’nun dilinin dikkat çeken bir özelliği ise mizahi olmasıdır. Tez yazımı esnasında öğrencilerin olası yanlış ve olumsuz tavırlarını iğneleyici diliyle yargılar. Böylelikle okuyana vermiş olduğu mesajın etkisini arttırır. Çok yapılan yanlışları düzeltmek adına fazlasıyla dil döker.

Eserde bolca tablo resim ve Eco'nun kendi çalışmalarından örnekleri içeren materyalin kullanıldığı dikkat çekmektedir. Kitabın böylesine görsel bir özellikle sunulması, bilimsel tavrın şekillenmesinde etkili olmakta, ek olarak verilen görsel materyalin Eco’nun çalışmalarından seçilmesi iyi bir örnek ortaya koymaktadır. Özellikle Eco’nun kendi tezi için yapmış olduğu çalışmalara ilişkin bibliyografya ve bilgi fişleri onun ne derece ince eleyip sık dokuyarak çalıştığını kanıtlar niteliktedir.

Eserin 40 yıl önce yazılmış bir başvuru kaynağı olma özelliği taşıması bazen okuyucu nazarında olumsuzluk olarak algılanmaktadır. Eserde 1977 yılındaki şartların etkisiyle teknolojinin nimetlerinden bigâne klasik metotları ön plana çıkaran bir anlayışın etkilerinin görünmesi; okuyucunun günümüz olanaklarıyla çare düşünmesine neden olmaktadır. Yazarla okur arasında oluşması muhtemel kuşak çatışmasına rağmen işin özünü içeren ve her dönemde geçerli olan yorumlar eseri cazip kılmaktadır. Eski de olsa eserin pragmatik yönü yadsınamaz.

Bilimsel metodolojik yaklaşımı yansıtan eserler açısından ülkemizdeki literatürün zengin olmadığı aşikârdır. Mevcut eserlere bakıldığında ise; sadece olması gerekenin anlatıldığı, yönerge havası veren, katı ve kuralcı bir anlayış dikkat çeker. Üniversitelerde verilen tez yazım kılavuzları benzeri özellik gösteren eserler, okuyucusunda olumsuz intiba bırakan ve tez yazımını kabusa çeviren bir anlatıyla ön plana çıkarlar. Tezin sunulacağı akademik birimlerin arasında yazımla ilgili bir mutabakatın olmaması ise her şeyin daha komplike bir vaziyet almasına neden olur. Oysa Eco eserinde kuralcı yaklaşımı esneterek, konuyu daha anlaşılır ve uygulanabilir bir şekilde açmayı uygun görür. Örneğin, yazım hususunda olabildiğince yardımcı bir tavır sergiler. Yapılan yanlışları örneklerle belirtip, doğru şekliyle kıyaslayarak sunar. Yine diğer metodolojik eserlerin aksine yönlendirici bir şekilde ayrıntıya iner, muhatabının seviyesini dikkate almaksızın basitten karmaşığa doğru anlatısını sürdürür. Eco’nun tezin biçimsel şekli ile ilgili yaklaşımlarını bir tarafa bırakırsak, yazım hususundaki ince nüanslar, gözden kaçanlar, sık yapılan hatalar ile ilgili tespitleri farklı başlıklar altında uzun uzun anlatılır.

Bilim çoğu zaman usta çırak ilişkisi şeklinde tezahür eder, bilim adamı arkasından kendisini takip edenlere ışık olur. Işık bazen zamana ve mekâna meydan okurcasına çağının çok ötesindeki insanları aydınlatabilir. Geçmişten gelen bu ışık geçmişi aydınlattığı gibi menzili gücü sayesinde geleceğe yönelir. Bilim adamının esas görevi geleceğe ışık tutmaktır. Karanlıkların aydınlatılması hususunda bir bilim insanı diğerine ışığı kullanma yetisini miras bırakır. Ama sadece ışığı elinde tutmak yetmez, onu layıkıyla kullanmak için yol yordam bilgisi gerekir. İşte Umberto Eco bu noktada devreye girmiştir. O bilimi layıkıyla uygulamak için bize yazımızda bahsettiğimiz kitabı miras bırakmıştır. Bilimsel araştırma metotları ne kadar değişirse değişsin, en nihayetinde iyi eserler hep, üretmeyi en iyi şekilde bilen kalemlerden ortaya çıkar.

* Fırat Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Genel Türk Tarihi Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Programı Öğrencisi, zafersarac@hotmail.com

[1] https://dusunbil.com/umberto-ecodan-tez-nasil-yazilir/ yazar: Karen Shook Çeviri: Onur Aydın, 13.02.2018.

[2] Bu bölüm dönemin tezlerinin daktiloyla yazılmasından dolayı, yazı tipi itibarıyla basılı değil; daktilo yazı fontu ile kaleme alınmıştır.

Umberto Eco, Çevirmen: Betül PARLAK

Can Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, 2017, 318 Sayfa, ISBN:978-975-073-64-52

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR