Sevda Gibi Bir Gizli Emel

Ayfer GÜLER[1]

Metin Savaş kimdir? Metin Savaş, 1965 yılında memleketimizin güzide şehri Balıkesir’de dünyaya geldi. Beş yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşen yazar, ilk ve ortaöğrenimini burada başlayıp Vefa Lisesi’ne devam ederken babasının iş dünyasında karşılaştığı maddi sıkıntılar sebebiyle çalışma hayatına atıldıktan sonra memleketi Balıkesir’e geri döndü. 2012 yılına kadar işlettiği bakkal dükkânını kapatarak bu vakitten sonra kendisini okumaya ve yazmaya verdi. Ancak şunu belirtmek gerekir ki Metin Savaş yazmaya bu tarihte başlamadı nitekim daha evvel yayımlanan yazı ve romanları olduğu gibi 2012’de Erlik adlı romanı okuyucu ile buluştu. Şimdi ise son kitabı Sevda Gibi Bir Gizli Emel bizlerle. Ve biz bu kitap üzerine birkaç kelam edeceğiz.

142 sayfa olan eser bir önsöz ve bir sonsöz dışında on bir bölümden oluşuyor. Bölüm bölüm farklı başlıklar altında Hüseyin Nihal Atsız’ın “Ruh Adam” romanı üzerine yazılan çözümlemelerin sekiz tanesi, daha evvel çeşitli dergilerde yayımlanmıştır. Esasen ruh Adam üzerine kitaplarca çözümleme az olacağı gibi Sevda Gibi Bir Gizli Emel üzerine de sayfalarca yazılsa az gelecektir. Ancak biz burada detaylı bir değerlendirmeden ziyade genel çerçeveden bahsedebileceğiz. Öncelikle önsöz hakkında kısa ancak derin bir söz söylemek gerek ki o da şudur; “Okuduğumuz en samimi ve orijinal önsözdü.” Evet orijinal ve samimiydi çünkü Metin Savaş, eserinin yazılış gayesini ve sürecini samimi ve daha evvel görmediğimiz orijinal bir üslupla dile getirmiş. Ve böylece siz daha önsözdeyken ileride tabiri caizse “acayip” şeylerle karşılaşacağınız konusunda uyarılıyorsunuz.

Ruh Adam romanı Ayşe Hanımın Selim Pusat’a okuduğu bir Uygur masalı ile başlıyor. Masalda Kamlançu ülkesinin yüzbaşılarından Burkay evliyken efsunlu bir güzel olan Açığma-Kün’e aşık oluyor. Ve bu güzeli elde edebilmek uğruna evdeşini iblislerin başı Madar’dan aldığı öğüt doğrultusunda ejderler kağanı Naranta’ya kurban veriyor. Evdeşi ölürken Burkay’a bedduada bulunarak “Tanrı seni bedbaht etsin. Kıyamete kadar, dünyaya her gelişinde ruhun ıstırap içinde çalkalansın!” sözlerini sarf ediyor. Nihayetinde Açığma-Kün’ü elde eden Burkay bir türlü tatmin olmaz ve ıstırap içinde ölür. Masal ve masalın anlatımı başlangıçta bir girizgâh gibi görünse de eserde bahsedildiği gibi romanın bütünün bu masal üzerine kurgulandığı görülüyor. Masal bahsi burada dursun, Atsız ve Selim Pusat arasındaki bağa nasıl değinildiğini inceleyelim. Ruh Adam romanını okuyan hatırı sayılır bir kesimin şu soruyu sormuş olması muhtemeldir; “ Selim Pusat, Atsız’ın kendisi midir?” Metin Savaş, yaptığı çözümlemeler neticesinde öncelikle bu meseleye açıklık getiriyor. “ Ruh Adam romanının o fevkalâde kasvetli atmosferine olabildiğince sinmiş olan bireysel uyumsuzluk isterisinin arka planında Atsız’ın genç yaştaki dışlanmışlığı vardır.”[2] ifadesi Atsız ile Selim Pusat arasındaki benzerliğin kısa bir özeti niteliğinde olsa da kitabın devamında bu paralelliğin doğrudan Selim Pusat, Atsız’ın kendisidir demeye yeterli olmayacağına, nihayetinde Selim karakterinin bir kurmaca olduğuna değinilmiştir. Elbette yazar bu sonuca varana dek pek çok noktayı derinlemesine irdelemiştir. Selim Pusat’ta Atsız’ın yaşamından izler bulunsa da esasen o Burkay’ın ruhunu taşımaktadır. Ruhu taşıma meselesine ise kitapta, Hint felsefesinde görülen reenkarnasyon olmadığı “kuşaktan kuşağa aktarılan bilinçdışı olduğu” açıklaması getirilmiştir. Burada bu bilinçdışının aslında toplumsal boyutta görüldüğü ve millet hayatı üzerinde tesirli olduğu söylenmiştir. Diğer yandan yine buna paralel olarak Açığma-Kün’ün yasak meyve olarak nitelendirilmesi ve Türk milletinin göçebe yaşamı terk ederek yerleşik hayata geçmesinin yasak meyveyi yemek olduğu belirtilmiştir. Dikkatleri cezbeden bu hususlar eserde ne denli derin bir çözümlemeye gidildiğini göstermektedir. Bu çözümlemeler bireysel bir bakış açısı olarak kalmamış, Sigmund Freud, Carl Gustav Jung gibi bilim insanlarının psikanaliz alanında yaptığı çalışmalara atıflarla desteklenmiştir. Öte yandan metinlerarasılık ilkesi kapsamında Dostoyevski ve Kafka gibi iki dev ismin romanları ile Ruh Adam arasındaki bağıntılar da açığa çıkarılmıştır. Mitolojiden beslenen bir eser olduğu da henüz giriş bölümünde belirtilmiş olan romanın bu yönü ise Türk mitolojisinden örnek ve açıklamalarla incelenmiştir. Her anlamda bilimsel dayanaklarla yapılmış olan çözümlemeler sonuçta Selim Pusat’ın iki bin yıl evvel edilen bir bedduanın ıstırabını taşımaktan ziyade milletin bilinçdışını yansıtan bir karakter olduğu bilgisini vermiştir. Bu değerlendirme kendimizi görmek açısından oldukça önemlidir. Anlıyoruz ki Selim Pusat’a bakmak yalnız bir masal okumaktan, bir karakterin iç dünyasına, geçmişine seyahat etmekten öte Türklüğün zaman içerisinde büründüğü ruh halinin yansımasına bakmaktır. Aynı zamanda bireysel olarak içimizdeki şeytana ve onun yasak meyveyi yedirdiği Havva ile Adem’e uyanmaktır. Yazar Ruh Adam’ın okuru büyülemesinin temelinde fark edilmesi kolay olmayan bu gerçeğin yattığını belirtmiştir. Tüm bu tespitler psikoloji ile yakından ilişkilendirilmiş, sağlam bir zemine oturtulmuş ve okura anlaşılır bir metin halinde sunulmuştur. Böylece eser Ruh Adam okurlarının aklına gelebilecek olan “Ruh Adam Atsız mıdır? , Ruh Adam şizofren veya hasta bir kişilik midir? Hasta olan Atsız’ın kendisi midir? Ruh Adam niçin yazılmıştır ve okuru neden büyülemektedir?” sorularını bir bir cevaplamıştır.

Sevda Gibi Bir Gizli Emel, başta da belirttiğimiz gibi birkaç sayfa yapılan anlatılar ile anlaşılabilecek bir eser değildir. Biz burada bir özetleme yapmadık veya bölüm bölüm eserin tamamına değinmedik. Bir kitabı en iyi anlatacak olan kitabın kendisidir.  Hem Hüseyin Nihal Atsız hem de Ruh Adam’ın anlaşılabilmesi için bahsetmeye gayret gösterdiğimiz bu eserin bir değil birkaç kez derinlemesine okunması gerekmektedir.

[1] Türkçe Öğretmeni, Gazi Üniversitesi Türkçe Eğitimi Yüksek Lisans Öğrencisi

[2] Sevda Gibi Bir Gizli Emel, s.29

Metin SAVAŞ

Tün Kitap, Mart 2018, 142 Sayfa, ISBN: 978-605-67852-4-5

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR