Ortaçağda İki Yahudi Seyyahın İslam Dünyası Gözlemleri

Zafer SARAÇ*

İslam dünyasının yaşadığı en büyük travmalar 12. ve 13. yüzyıllarda kendisini göstermektedir. İslam topraklarında ortaya çıkan birden fazla siyasi ve dini erk arasında bitmek bilmez bir mücadele nedeniyle vuku bulan kaotik tablo yetmezmiş gibi, bu siyasi istikrarsızlığı arttıran, batıdan Haçlıların doğudan ise Moğolların istila hareketleri dönemin Müslüman dünyasını adeta bir kıskaç misali sıkıştırmaktadır. Dönemin kronik ve vakayiname yazarları yaşanan olayları ve bitmek bilmez mücadeleleri sayfalarca kaydedip, tarihe ışık tutarken  bu kayıtlar arasında seyahatnameler dikkat çekmektedir. Zira Avrupa insanı seyyahların gözlemini baz alarak Doğuya ilgi duymakta, böylelikle yeni ziyaretlerin önü açılmaktadır. Bu dönemde Tudelalı[1] Benjamin ve Ratisbon'lu[2] Petachia isimli Yahudi seyyahlar İslam topraklarına gelmiş, gözlemlerine ilişkin seyahatnamelerini kaleme almışlardır. Bu yazımızda bu seyahatnameleri içeren bir eser tanıtılacaktır.

Seyahatnameler İbranice el yazmaları şeklinde olup 16. Yüzyıldan itibaren çeşitli dillere çevrilmiştir. 2008 yılında ise Marmara Üniversitesi  İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuh Arslantaş tarafından dilimize kazandırılmıştır[3]. Çeviriye esas olan Marcus Adler'e ait kitabın giriş kısmı da çevrilerek seyahatnameler öncesinde verilmiştir. Adler giriş kısmında seyahatnamelerin yazmaları hakkında bilgi verip, İbraniceden İngilizceye çeviri noktasında hangilerinden ne derecede yararlandığını belirtmiştir. Ayrıca Ortaçağ'da İslam'ın genel görünümü, Tudelalı Benjamin'in seyahatinin sebebi  ve seyahatnamelere ilişkin bibliyografyadan bahsetmiştir.

Tudelalı Benjamin'in seyahatinin sebebi tam olarak belli değildir. Eseri İngilizceye çeviren Adler bu konuya açıklık getirmek için yukarıda bahsedildiği gibi giriş kısmında birkaç sayfalık bölümde bu sorunun cevabını aramıştır. Adler birçok seçeneği ortaya koymasında karşın, Benjamin'in ticaret amaçlı seyahat ettiğini öne sürmüştür. Seyahatin sebebi bir tarafa bırakılacak olursa, seyahatnamenin içerisindeki bilgiler Bizans, Türk, İslam tarihi ve özelliklede Yahudi tarihi açısından çok kıymetli bilgiler içermektedir. Benjamin siyasi, sosyal, iktisadi ve dini bilgiler içeren seyahatnamesini muhtemelen dindaşlarına önemli bir malumat bırakmış olmak için kaleme almıştır.

Benjamin'in 1165 yılında bugünkü İspanya'da başlayan yolculuğu, İstanbul, Ege Adaları, Ortadoğu, Anadolu şehirleri, Mısır ve Sicilya'yı  kapsamış 1173 yılında Avrupa'da  sonlanmıştır. Benjamin'in anlatısında en çok dikkat çeken özellik ziyaret ettiği bölgelerdeki Yahudi cemaati hakkında verdiği bilgilerdir. Hemen hemen her bölge anlatısının başında Yahudi cemaatinin liderleri ismen belirtilip, tahmini Yahudi nüfusu ve bu nüfusun uğraştığı iş kolları hakkında detaylı malumat verilmiştir. Benjamin'in bu tutumu sayesinde Yahudi Tarihinin eşi bulunmaz bir kazanım sağladığı kesindir. Benjamin gezdiği yerler hakkında satır aralarında yer alan siyasi, sosyo-kültürel, iktisadi hayata ve etnik, dini gruplara ilişkin bilgiler kıymetli bir görünüm arz etmektedir.

Benjamin dini anlatısının merkezine Yahudileri almasına karşın diğer inançlara ilişkin bilgileri de oldukça zengin bir tablo çizmektedir. Örneğin; İslam inancı çevresinde gelişen sapkın mezhep ve gruplar hakkında verilen bilgiler günümüze ışık tutacak niteliktedir. Özellikle Dürziler ve İsmaililer (Haşhaşiler) hakkında anlatılanlar Batılı kaynaklarda ortaya çıkan söylencelerin ilk nüvesini teşkil etmektedir.

Benjamin bazı bölgeleri detaylı bir şekilde tasvir edip tarihine ait vurgulamalarla çok iyi şekilde anlatırken; bazı bölgeleri ise kısıtlı ve detaya inmeden anlatmıştır[4]. Bunun sebebi muhtemelen Benjamin'in her bölgede aynı kaynak zenginliğine sahip olmamasından kaynaklanmaktadır. Yer isimlerinin es geçilmeden verilmesi, bölgelerin birbirlerine olan mesafe bilgisinin belirtilmesi ve coğrafi unsurların tasviri tarihi coğrafya açısından kıymetli bilgiler sunmaktadır.

Eserde Türkler hakkında önemli bilgiler verilmiştir. Tevrat'ta Türkleri ifade eden Togarmim kelimesi kullanılmıştır. Özellikle Ortadoğu'ya hakim olan Selçuklular ve dönemin sultanı Sencer hakkındaki bilgiler dikkat çekicidir[5]. Benjamin doğuda nereye kadar gittiği muammadır. Gezdiği yerlerin doğu sınırının tam belli olmaması verdiği tutarsız bilgilerden anlaşılmaktadır. Yer yer kendi gözlemini değil de; başkalarının söylevini andıran anlatılarda mevcuttur. Örneğin; "Küffaru'l Türk rüzgara tapan kırlarda yaşayan, ekmek yemeyen ve şarap içmeyen, hayatlarını çiğ, pişmemiş et yiyerek devam ettiren bir halktır. Onların burunları yoktur.Burun yerine nefeslerini iki delikten almaktadırlar." İran coğrafyasının doğusunda yaşayan Türkler için sarf edilen bu sözler muhtemelen kulaktan dolma bilgilere dayanmaktadır. Ayrıca Çin ve Hindistan hakkında anlattıkları, muhtemelen bölgedeki tüccarlarla teması neticesinde oluşmuştur. Bu anlatılar içinde efsanevi varlıklara ve olaylara atıflarda bulunulması Benjamin'in söylevinin esatirden beslendiğini kanıtlamaktadır[6]. Benjamin'in anlatısının geri planında Tevrat'tan hıfzettiği İsrailiyat bilgisi mevcuttur. Bu olay bölgelerin tarihini anlatılırken, çokça Tevrat'ta atıfta bulunmasından anlaşılmaktadır.

Seyahatname Bağdat ve halifeye ilişkin detaylı bilgiler sunmaktadır.  Örneğin; Halife hakkında söylenenler oldukça ilgi çekicidir: "Halife İsrailoğullarına karşı oldukça merhametlidir. Emrinde pek çok İsrailoğlu çalışmaktadır. Bütün dilleri bilen halifenin İsrail kanunu hakkında da hayli malumatı vardır. Kutsal dili(İbranice) hem okur hem yazar. Kendi el emeği ile kazanmadıkça hiçbir şeye asla ortak olmaz. Kenarlarında mühürlerini iliştirdiği işlemeli yatak örtüleri hazırlar. Saraydaki görevliler onu satarlar. Büyük toprak sahipleri de bunları satın alırlar. Bu gelirlerle onun geçimi sağlanmış olur. Halife çok doğru güvenilir bir insandır(s.70)."

Eserin ikinci kısmını ise diğer bir seyyah Ratisbon'lu Petachia'nın seyahatnamesi oluşturmaktadır. Tahminen 1170-1187 yılları arasında seyahat eden Petachia birkaç yıl Prag'ta ikamet ettikten sonra buradan yolculuğuna başlamış Polonya'dan sonra Karadeniz'in kuzeyinden Kafkaslar üzerinden Ermenistan'a geçmiş, sonrasında Anadolu ve Ortadoğu'yu ziyaret etmiştir. Petachia'nın bu yolculuğu Benjamin'in yolculuğundan kısa bir zaman sonrasına denk gelmesi (10-15 yıl) aynı şeylerden bahsetmesi açısından dikkate şayandır.

Petachia'nın Benjamin'e nazaran daha çok sosyo-kültürel hayata değindiği görülmektedir. Ayrıca Karadeniz'in kuzeyindeki yolu takip etmesi bu bölgede yoğun nüfusları bulunan Karaim Yahudileri[7] ile karşılaşmasına neden olmuştur. Yine bölge üzerinde seyahati esnasında Bağdat'ta Hazar Kralının elçilerini görmesi, Hazarların Yahudiliğe girişi ile bilgiler vermesi, Türk ve Yahudi tarihi açısından önemlidir. Gezdiği yerlerdeki Yahudi ulularının kabirlerini ziyaret eden Petachia İslam toplumundaki evliya menkıbeleri benzeri birçok anlatıyı seyahatnamesine aktarmıştır. Benjamin'e nazaran daha katı bir Yahudi söylevine sahip olduğu görülen Petachia'nın anlatımı kendisinin direk ifadeleri olmayıp muhtemele başkası tarafından bize aktarılarak seyahatname oluşmuştur. Bu nedenle yazılanların ne kadarının Petachia'nın, ne kadarının seyahatnameyi bize aktaran kaynağın, olduğu pek belli değildir.

Yukarıda belirtilen şekilde bir içeriğe sahip olan bu seyahatnamelerin çevirisi Adler'in kitabının tam çevirisini içerdiğinden dipnotlarda bu çeviriye eklenmiştir. Türkçeye çeviren Nuh Arslantaş'ın dipnotlarının köşeli parantezle verilmesi kafa karışıklığını gidermektedir. Çevirenin olaylara müdahil olması üstüne Türkçeye çevirenin konuyu destekler tarzdaki müdahaleleri anlatımı zenginleştirmiştir. Adler'in ön yargılı tutumuna kayıtsız kalmayan Nuh Arslantaş, seyyahların yanlışa düştükleri veya dönemin tarihi ile uyuşmayan anlatılarını dipnotlarla vasıtasıyla düzelterek okuyucuyu bilgilendirmiştir.

Sonuçta Türkçe çevirisi yapılan bu eser sayesinde önemli tarihi malumat araştırmacıların hizmetine sunulmuştur. Seyyahların bölgedeki siyasi yapıya değinerek hakimiyet unsurları hakkında bilgi vermeleri, mensubu oldukları din nedeniyle dini yapı üzerinde fazla teferruat içeren yorum yapmaları, Yahudi tıyneti gereği ticarete temayül ve ilgileri neticesinde Ortaçağ iktisadi yaşamına ilişkin verileri sunmaları, İslam devletlerinin merkezi addedebileceğimiz büyük şehirlerin tasvirlerini yapmaları, yer yer etnik-dini grupları tanıtmaları neticesinde dönemi ile ilgili araştırmacıların her zaman başvurabilecekleri bir eser dilimize kazandırılmıştır.

* Fırat Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Genel Türk Tarihi Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Programı Öğrencisi, zafersarac@hotmail.com

[1] Kuzey İspanya'da Ebro Irmağı kıyısında bulunan bir şehir.

[2] Diğer adı Regensburg olan bugünkü Almanya sınırları içinde bulunan bir şehir.

[3] Çevirilerde esas alınan kitaplar The Itinerary Of Benjamin Of Tudela, Critical text, Translation and Commentary by Nathan Adler London 1907, Azra Haddad'ın Arapça çevirisi Rihletü Bünyamin-1945, Jewish Travellers, ed. Elkan Nathan Adler, London-1930, Rabbi Petachia of Ratisbon, İbraniceden İngilizceye tercüme A. Benisch, London 1856.

[4] Örneğin Şam'daki Ümeyye Camii seyahatnamenin geneli temel alındığında çok iyi tasvir edilmiştir.

[5] Benjamin Sultan Sencer'in Oğuzlarla olan mücadelesini olayın gerçekleşmesinden 20 yıl sonra bir Yahudi'den dinlemiş ve yazmıştır.

[6] Eserin sahibi Adler'in ifadesine göre Çin ve Hindistan hakkında en geniş anlatımı olan ilk Avrupalı seyyah Benjamin'dir.

[7] Petachia'nın Karailer hakkında aktardığı bilgiler 18. Yüzyılda bu mezheple ilgili çalışma yapan Prof.Tringland'ın çalışmalarına yegane kaynak işlevi görmektedir (s.135).

Çeviren: Nuh ARSLANTAŞ

İstanbul Üniversitesi İFAV Yayınları, 2. Baskı, İstanbul 2013, 187 Sayfa,ISBN:978-975-548-22-79

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR