Ölü Canlar

Merve ÖZGENÇ[1]

Nikolay Vasilyeviç Gogol, 19. Yüzyılın güzide yazarlarındandır. Kendisi 1809’da Ukrayna’da doğmuş, 43 yaşında vefat etmiştir. Dönemin durumlarını eserlerine çok iyi taşımıştır. Ölü Canlar adlı eseri ise tam bir eleştiri niteliği taşımaktadır.

Eser, iki kitaptan oluşmaktadır. İlk kitapta Rusya’nın neredeyse en kötü yanları yansıtılmıştır. İlk kitap, ikinci kitaba göre çok daha uzundur. İkinci kitap ise hala iyi insanların da olduğunu, iyileşmek için bir umudu simgelediklerini anlatmaktadır. Gogol, ikinci kitabı ele alırken yaşadığı ruhsal bunalımlar sebebi ile nüshaların çok büyük bir kısmını yakmıştır. Bu sebeple ikinci kitap yarımdır. Geride kalan nüshalar ise ölümünden sonra basılmıştır.

Rusya’da, 18. yüzyılda I. Petro Batılılaşma ve laiklik sürecini başlatmıştır. Kıyafet, eğitim, basım, bilim, görsel sanat, edebiyat gibi çeşitli alanlarda Avrupa kaynaklı yenilikler getirmiştir. Avrupa’dan ithal edilen bir takım teknik araçlar olmuştur; ancak Avrupa’nın teknik yanı ile ilgilenmesine rağmen toplumsal yapısı ve hangi koşullar sebebiyle Avrupa bu ilerlemeye hâsıl olmuştur, felsefi temelleri nedir gibi konular ile ilgilenmemiştir. Bu sebeple, yapılan yenilikler halka pek de indirgenememiştir. 19. yüzyıla gelindiğinde Rusya da diğer Batılı olmayan ülkeler gibi modernleşme çabalarını moda olarak algılamıştır. Yani: İnsanların lüks düşkünlükleri, Fransızlar’a hayranlık duymaları, kibar ve nezaket usulü konuşmak istediklerinde araya Fransızca kelimeler serpiştirmeleri, balolar ve ziyafetler vermeleri gibi… Zîra bu duruma romanda örnekler pek fazla mevcuttur.

Eserde toprak ağaları, serfler, fakirlik ve zenginlik, bürokrasi, memurların düzenbazlığı, insanların rüşvet vermeden işlerini halledememesi ve bilumum hususlar işlenmiştir. Rusya’nın karanlık yanlarına ayna tutmaktadır.

Başkahramanımız bir zamanlar memur olan; ancak yaptığı düzenbazlıklar sonucu memurluktan atılan; kısa yoldan zengin olma peşinde koşan orta yaşlı Çiçikov’dur. Çiçikov köy köy gezerek toprak ağalarından, köylülerinin ölü olanları kendisine satmasını istemektedir. Böylece devletten her köylü başına bir miktar para alacaktır ve bu durum onu zenginleştirecektir (Eserde köylülerin ölü ya da diri olmasının devlet tarafından denetlendiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.). Ölü canları toplayabilmesi için zengin toprak ağalarının bulunduğu balolara katılarak; kendini zenginmiş gibi göstererek; nazik dili (daha doğrusu karşısındaki kişiyi pohpohlaması) ile insanlara karşı yakınlık elde etmektedir.  Sonrasında da köylüleri satın almak istemektedir. Bu esnada halkı yakından tanıma fırsatı bulmaktayız. Ayrıca Çiçikov’un karakter özellikleri öylesine gerçekçidir ki, yazar adeta içimizde bir parça Çiçikov var mı yok mu, sorgulatmaktadır.

Romanda kadınlardaki ilericilik göstergesi 3 başlık altında toplanmıştır: Fransızca bilmek, piyano çalmak ve örgü örmek. Rusların iş çevirme sanatını ise yazarımız şöyle dile getirmiş: “İçimizde öyle akıllılar, kurnazlar vardır ki iki yüz can sahibiyle başka üç yüz can sahibiyle daha başka konuşur. Üç yüz canı olanla konuşması, beş yüz canı olandan farklı, beş yüz can sahibiyle konuşması, sekiz yüz can sahibiyle olan konuşması, yine daha başkadır. Kısaca milyona gelinceye kadar çeşitli şekillerde konuşma biçimleri kullanır o." (s.44)

O dönemde Rusya öylesine yoksul, bakımsız ve dağınıktır ki, zaten hayata dair zevk alamadıkları için sürekli gerçekliklerden kaçmak ve iyi şeyler dinleyip görmek istemektedirler; ancak bu Polyannacılık onları gerçeklikten uzaklaştırdığı için ellerindekileri de kaybederler. Rusya romana göre bu döngü içerisindedir. Ayrıca halk günlük yaşamda zevki aradığı için çok fazla içki tüketmektedir. Neticesinde de çok fazla sarhoşun bulunduğu sık sık gündeme gelmektedir.

İkinci kitaba geçildiğinde ise Rusya’da iyi insanların da olduğu vurgulanıyor. Köylülere okul açmaya çalışan, onların güzel yaşamlarının, kültürlerinin, iyi giyimlerinin olması içi uğraş gösteren toprak sahiplerinden bahsediliyor. Haksızlığa tahammül edemeyen insanların olması, hak için çaba göstermeleri gibi hususlar işlenerek umut vaat edici özellikler olarak romanda boy gösteriyor…

Eserin dili oldukça sadedir. Karakterler çok iyi tasvir edilmiş adeta içimizden biri havasında portrelendirilmişlerdir. Yazar ara sıra okuyucu ile konuştuğundan esere samimi bir hava katmıştır. Tabii ki ikinci kitabın oldukça az olması bir takım soru işaretlerini ve birinci kitaba göre doyumsuzluğu barındırmaktadır. Kötülüğün çok uzun tasvirlerle işlenmesine karşılık iyiliğin yerinin az olması okuyucuda biraz hayal kırıklığı oluşturmaktadır.

Yararlanılan Kaynaklar:

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/319687

http://sobild.ankara.edu.tr/index.php/sobild/article/view/822/187

[1] mrvozgnc@gmail.com

Nikolay Gogol

İskele Yayıncılık, İstanbul, 2007, 342 Sayfa, ISBN: 975-9099-32-2

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR