Kitaplarla Söyleşi 2

Yaşar VURAL

KİTAPLARLA SÖYLEŞMEK

Ben Türk aydınlanmasının gerçekleşmediğine inananlardanım. Ne matbaayı ne kitabı ne kâğıdı biz keşfettik. Dünyaya yön everen birçok yeniliğe ve keşfe imza atanlar da biz değiliz. Evet, zaman zaman insanlık göğünde bizim de bilim yıldızımızın göründüğü olmuş, lakin bu yıldızlardan istifade edip başka yıldızlara ulaşmayı başaramamışız. Bu sebeple, Türk aydınlanması Cumhuriyet’le yeni bir ivme kazanmış olsa da aydınlanma bir sonuca varmış sayılmaz. Bunlar üzerine çok kafa yorulabilir, ancak okumayı -yeterince- sevmeyen bir toplumun aydınlanması, gelişip ilerlemesi belki sloganlarla mümkün olabilir.

Bu girizgâhın ardından asıl konumuza gelelim. Okumayı, okutmayı kendine dert edinmiş Oğuzhan Saygılı, tek başına Türk aydınlanmasına gidecek yolun taşlarını döşemeye başladı. Yaklaşık 5 yıldır “Okuduğumuzu Anlatıyoruz” etkinliğini gerçekleştiren yazar, okumayı ve okuduklarımız üzerine düşünmeyi amaçlayan birçok okuma faaliyetine imza atıyor.  Kitaba ilgi duyan, okuma heyecanı ve isteği olan yüzlerce insana her hafta onlarca kitap ulaştırıyor.  Bu etkinliklerle kitapları okuyan gençlerin kitaplar üzerine yorum yapması, kitap eleştirileri yazması sağlanıyor. Aynı zamanda “Kitap Şuuru” adıyla oluşturdukları internet sitesinde de bu yazılar paylaşılıyor. Birçok kurum ve kuruluşun güçlü ekonomileriyle “Kitap okuyoruz” adıyla düzenledikleri, özden çok görünüşü önemseyen, okumanın kendisinden çok reklamının etkin olduğu, kof etkinliklerin yanında Oğuzhan Saygılı ve arkadaşlarının mütevazı imkânlarla yürüttükleri kitap hediye ve okuma faaliyetleri daha bilinçli, daha samimi ve daha etkili görünüyor.

Oğuzhan Saygılı hem okuyan hem okutan hem de okudukları üzerine kalem oynatan bir isim. Yazar iki yıl önce “Kitaplarla Söyleşi”nin ilkini çıkarmıştı. Bu kitapta yazar, okuduğu 39 kitabın tanıtım, eleştiri ve değerlendirmesini yapıyordu. Kitaplarla Söyleşi’nin ikincisi de geçen günlerde çıktı.[1] Bu kitapta daha önceki kitaba alamadığı kitap değerlendirmeleri ile yakın zamanda okuduğu kitapların değerlendirme ve tanıtımı yer almaktadır. Kitapta, muhtevaları, içerdikleri dönemler bakımından yakın olan kitap değerlendirme yazıları üç bölüme ayrılmış. 33 değerlendirme yazısının bulunduğu kitabın sonuna yazarla yapılmış bir söyleşi de eklenmiş.

Oğuzhan Saygılı, ilk kitabında olduğu gibi “Kitaplarla Söyleşi”nin ikincisinde de anı, günlük ve biyografi ağırlıklı kitapların değerlendirmelerine yer veriyor. 1. bölümde “On Yıllık Savaş Devri 1912-1922” adıyla on kitabın tanıtım ve değerlendirmesi yapılıyor. Yusuf Akçura’nın “Suriye ve Filistin Mektupları, Bogdan Filov’un “Rumeli’nin Esaret Günleri”, Zeynel Lüle’nin “Mustafa Kemal’in Can Yoldaşı Ali Çavuş”, “Bir Onbaşının Doğu Cephesi Günlüğü”, “Çanakkale Cephesinden Mektup Var” bu bölümde incelenen kitaplardan bazıları.

İkinci Bölüm “İmparatorluktan Cumhuriyete” adını taşıyor. Bu bölümde de okuyucunun ilgisini çekecek kitaplarla ilgili değerlendirme yazıları var. İki Arap Gazetecinin Anlatımıyla Mustafa Kemal Paşa, Asi’den Gazi’ye Karikatürlerde Atatürk, Emin Sazak’ın Hatıraları, Dr. Mecit Barlas’ın Hatıraları, Münevver Ayaşlı’nın Hatıraları… İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e geçiş döneminin tanıklarının hatıralarının önemli yer tuttuğu bu bölüm hatıra türünü sevenlere kaynak olabilecek eserler ihtiva ediyor.

Üçüncü Bölüm “Söz Sanatçıların” başlığını taşıyor. Yahya Kemal Beyatlı, Cengiz Aytmatov, Cengiz Dağcı, Arif Nihat Asya, Tanburî Cemil Bey, Neşet Ertaş, Ara Güler, Yahya Akengin, Hüseyin Nihal Atsız, Kemalettin Tuğcu gibi yazarların biyografi ve anılarını ihtiva eden kitapların tanıtım ve eleştirisi yapılıyor.

Oğuzhan Saygılı 2008 ile 2018 yılları arasında çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanmış kitap değerlendirme yazılarını bu kitabında bir araya getiriyor. Bu kitap, okuyacağı kitabı seçmekte zorlanan okumadan önce kitap hakkında yorumlar arayanların başucu kitaplarından biri olabilir. Kitaplardan yapılan etkili alıntılar kitap hakkında esaslı fikir edinmemize yardımcı oluyor. Bu kitapta beni en fazla etkileyen alıntılardan birini buraya taşımakta bir sakınca görmüyorum. Yahya Akengin’in “Bir Semaverlik Muhabbet: Biraz da Siz Beni Dinleyin Hatıralar”[2] adlı kitabından yapılan şu alıntı FETÖ’nün organize ettiği “Türkçe Olimpiyatları”nın göründüğü gibi dilimize hizmet eden bir organizasyon olmadığını daha 2010 yılında vurgulaması bakımından dikkate değerdir. Yahya Akengin Üsküp’e gittiğinde adı geçen zümrenin Yahya Kemal adını verdikleri okula ziyareti sonucunda şu izlenimlerini aktarır: “Sınıfta öğrencilerden bir Yahya Kemal şiiri okumalarını istedim. Çıt yoktu. ‘Çocuklar, Yahya Kemal burada doğmuş bir Türk şairidir. Okulunuz onun ismini taşıyor…’ Öğrenciler şaşkın şaşkın bana bakarken ‘Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum/Her lahza bir alev gibi hasretti duyduğum’ mısralarını ve devamını okumaya başladığımda gözleri ışıldamaya başlamıştı. Hocalarını göstererek biraz da sitemli bir sesle ‘Sorsaydınız öğretirdi hocanız…’ diyerek sınıfı terk ettim. Daha sonra öğreniyorum ki Kırım’daki Gaspıralı İsmail’in adını taşıyan okulda da Gaspıralı bilinmiyor.  Her yıl düzenlenen ‘Türkçenin Şampiyonları’ gösterilerinde yabancı öğrencilerin bülbül gibi Türkçe şarkı, türkü ve şiir okumalarını izleyenler gözyaşını tutamaz. ‘Dünyanın dört bir yanında Türkçe öğretiliyor.’ düşüncesiyle taktir ederler. Oysa bu çocuklarla baş başa kaldığınızda ‘Adın ne?’ diye sorsanız anlamadığını görürsünüz. Ben bunu da gördüm. Ajda Pekkan’ın Fransızca şarkı söylemesini duyan bir Fransız ‘Dilimizi ne güzel biliyor…’ diyebilir.”[3]

Kitap müdavimlerinin birçoğunun haberdar olmadığını tahmin ettiğim bir yazara da değiniyor Oğuzhan saygılı bu eserinde. 1888-1979 yılları arasında uzun bir hayat süren Şevket Arı’nın “Kırdan Bayırdan Hikâyeler”[4] adlı eseri hakkında değerlendirmelerde bulunan Saygılı, kıyıda köşede kalmış cevherlerimizi hatırlatması bakımından da taktiri hak ediyor.

Kitabı değerlendiren bir kitabın bir öykü, bir anı, bir tarih kitabı gibi okunmayacağı varsayılabilir. Ancak seçilen kitapların uzun uzun içerik, üslup, teknik değerlendirmesi yapılmadan kitabın ilginç yönlerinin, olumlu ve olumsuz taraflarının anlatılması, her kesimden okuyucuya hitap edebilen bir dil kullanılması yer yer dipnotlarla merak giderici bilgiler sunulması “Kitaplarla Söyleşi”yi okunur ve istifade edilir kılan sebepler olarak sıralanabilir.

Kitaplarla Söyleşi’nin ikincisinin, ilkine göre daha derli toplu olduğu söylenebilir. Kitaplarla söyleşinin ilkinde görülen hataların ikincide yapılmadığı, mizanpaj ve editörlük çalışmasının daha başarılı olduğu görülüyor. Yazarın okumada eriştiği tekamülü, yayıncılıkta da yakalamış olması rastlantı olmasa gerektir.

Oğuzhan Saygılı okuduğu 33 kitapla ilgili bizlere kendi ifadesiyle “rafine bilgiler” sunuyor. Kitapla söyleşmek, dertleşmek isteyenlere tavsiye olunur…

 

[1] Oğuzhan Saygılı, Kitaplarla Söyleşi 2, Post Yayınları, İstanbul, Ocak-2019, 220 s.

[2] Yahya Akengin, Bir Semaverlik Muhabbet: Biraz da Siz Beni Dinleyin Hatıralar, Bilgeoğuz Yay. İst. 2010

[3] Oguzhan Saygılı, a.g.e. s. 194

[4] Şevket Arı, Kırdan Bayırdan Hikâyeler, Ötüken Yay. İst. 1998

Oğuzhan Saygılı

Post Yayın Dağıtım, 1.Baskı, İstanbul, 2019, 220 Sayfa, ISBN:978-605-944-48-04

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR