İttihat ve Terakki Anılarım - Atatürk’ü N’için Severim

Elif Zeynep OĞUZ*

İbrahim Temo İttihat ve Terakki Cemiyetinin kuruluş aşamasında önemli bir rol oynamış ve örgütün ilk yıllarında kilit görevler üstlenmiştir. İttihat ve Terakki gizli bir cemiyet olarak teşekkül ettiğinden ve ilk yılları Abdülhamid’in istibdat yıllarına denk geldiğinden ötürü faaliyetlere ilişkin yazılı bir belge yoktur. Yazılı belgelerin bulunmadığı ortamda sözler kıymet kazanacağından, İbrahim Temo'nun anıları daha fazla ehemmiyet kazanmıştır. Temo'nun anıları cemiyetin kuruluş aşamasından, Romanya'daki Türk ve Müslüman halkının eğitimi için yaptığı çalışmalara kadar uzanmaktadır.

Sunuşu kısmında Şerif Mardin'e yer verilen hatırat, üç ana bölümden ve Atatürk için ayrılmış özel bir bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yazarın yaşamının ilk yılları cemiyetin kuruluş aşamaları esnasında yaşadıkları anlatılmaktadır. İkinci bölümde yazarın yurtdışındaki yaşamı, ziyaret ettiği yerlerdeki faaliyetleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise yazarın tekrar İstanbul’a dönüşü ve Osmanlının son dönemlerindeki yaşamı konu edilmiştir.

İbrahim Temo Arnavut asıllıdır ve Manastır vilayetinin Ohri kazasına tabi Struga kasabasında doğmuştur. Tahsili için İstanbul’a giden İbrahim Temo, Askeri Tıbbiye idadisine başlamıştır. Tıbbiyede edebi ve siyasi kitapları incelerken arkadaşları ile fikri ve siyasi tartışmalardan da geri durmamıştır. Takip ettiği hürriyet gazeteleri ile kendi içinde hürriyet ateşini yakmış ve arkadaşları ile vatanın idare durumu ile dertleşmekten öteye faaliyete geçmek gerektiğini düşünmüştür. Anılarına göre bu düşüncelerini ilk olarak İshak Sükûtî'ye anlatmıştır. Cemiyetin ilk üyelerini de İshak Sükûtî'ye söylediği şu sözle ''Evvela sen, bir; (koğuştan çıkıp bize doğru gelmekte olan yamalı surat) Mehmet Reşit'i göstererek, bu da iki, olduk üç. İşte bir cemiyet başladı demektir.'' dile getirmiş oluyor. Daha sonrasında bu gruba Abdullah Cevdet de dâhil olmuştur. Tarih olarak da cemiyetin kurulduğu zamanı 1889 senesi bir Mayıs gününe tesadüf ettiğini belirtmiştir. Bu ilk toplantıdan sonra cemiyete tabi olanların sayısı gittikçe artmıştır. Üyelere sıra numaraları verilmiş ve Temo 1 numaralı üye ile sıra numaralarının başına yerleşmiştir. Sıra numaraları verilirken nasıl bir yol izlenmiştir, esin kaynağı var mıdır? Bunlara anılarında değinmemiştir. Birçok kaynakta cemiyetin İtalyan gençlerin kurduğu ''Carbonari'' adlı gizli teşkilattan etkilenerek kurulduğu yazılmıştır, Temo'nun bu konuda da bir söylemi yoktur. Cemiyet faaliyetlerinden dolayı birçok kez tutuklanmış dördüncü ve son tutuklanmasında vatandan firar etmiştir. Tutuklanma sürecini anlatırken, dönemin istibdat yönetiminin durumunu ve hafiye teşkilatının nasıl çalıştığını gözler önüne sermiştir.

İbrahim Temo 1895'te yüzbaşı iken Romanya'ya kaçmıştır. Romanya'daki yıllarında Osmanlı Hükümeti taraftarı, Işık Partisi reisi Nicola Naçu Efendi'nin faaliyetlerinden bahsetmiştir. Romanya'da uzun yıllar kalacak olan Temo, orada da cemiyet faaliyetlerini sürdürmüştür. Tuna sahilinde Bulgaristan'ın Türk'ü çok olan kasabalarında şubeler açmış, bu süreçte cemiyetin önemli kişileri ile mektuplaşıp, cemiyetin ve vatanın ahvali düşünmeye devam etmiştir. Bu önemli mektuplara hatıratında da yer vermiştir. Abdülhamid'in izlediği politika ile ülkeye dönen Mizancı Murat'a vatana dönüşünden bahsetmiş, Ahmet Rıza ile ilişkilerine değinmemiştir. Paris'e fikirdaşları için görüşmeye gittiği süreçte Damat Mahmut Paşa’nın vefatı ve cenazesinde yaşananları anlatmıştır. Avrupa'da firari olarak veya tahsil için bulunan gençlerin maddi ve manevi içler acısı durumunu gözler önüne sermiştir. Bu yaşananların yanında Temo değişen kurumlarda hekimlik yapmaya devam etmiştir. Cemiyetin Paris'teki son kongresinde baskı ve eyleme karar verilmiş ve bunu hürriyetin ilanı izlemiş, Temo bu süreçlerde hep önemli mevkilerde fikri mücadelesini aksiyon safhasında sürdürmüştür. Bu nedenle tarihe tanıklık ederek, yazdığı anıları karanlıkta kalmış olayları açıklığa kavuşturmuştur.

Hürriyetin ilanı ile İstanbul'a dönen Temo umduğunu bulamamıştır. Genel merkeze gittiğinde Cemal Bey'in ''Doktor, hangi cemiyeti murad ediyorsunuz? Bizim bu cemiyetimiz, sizin vatan haricinde çalıştığınız cemiyet değildir.'' sözleri ile muhatap olmuştur. Dârülâceze müdürlüğü görevine başlamış ama bu görevi uzun sürmemiştir. İstanbul'da kaldığı süreçte birçok kez Talat Bey ile bir araya gelmiştir. Teşkilatın faaliyetlerini eleştirirken Talat Bey'e olumsuz bir yorumda bulunmamıştır. Bu nedenle İttihad ve Terakki içindeki hizipleşmede Talat Paşa’nın tarafında olduğu izlenimini uyandırmıştır. Tekrar Romanya'ya dönen Temo, Balkan Harbinde Romen Kızılhaç heyeti ile İstanbul'a yardım için gelmiştir. Bundan sonraki yaşamını Romanya'da sürdüren Temo Arnavutluk'un parçalanmaması ve toprak bütünlüğü için mücadele etmiştir. Dobruca'da Türklerin eğitiminin gelişmesi için uğraşmış, okullar açılmasını sağlamıştır. Kızların ve tıp eğitimi için önemli faaliyetlerde bulunmuştur.

Hatıratın Atatürk'ü niçin severim bölümüne geldiğimizde, abartılı ifadeler göze çarpmaktadır. ''Atatürk'ün daha büyük ve emsalsiz fazileti vardır ki tarihte numunesi yoktur'' tarzında söylemlere sık sık yer vermektedir. Son olarak da inkılâplara değinmiş, bu konuda desteğini belirterek, Atatürk'e olan sevgisinin sebeplerini ortaya koymuştur. Yazarın Atatürk hakkındaki yorumlarındaki abartıdan hareketle objektifliği sorgulanabilir. Zaten her hatırat bir açıdan objektifliği sınanarak temkinli bir yaklaşımla ele alınması zarurettir. Temo’nun tarihi belge ve bilgilerle uyuşan aktarımları ise dikkatten kaçırılmayacak kadar önemlidir.

Yazarın biyografisi çerçevesinde şekillenen hatıraları dönem ve İttihat ve Terakki Cemiyeti hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. İlerleyen zamanlarda İTC hakkında yapılacak çalışmalarda önemli bir kaynak hükmünde olan eser, dikkatten kaçmayacak bilgileri barındırmaktadır. Bir döneme damgasını vurmuş bir cemiyetin zaman aşımına uğramış, karanlıkta kalmış, şahitleri yok olmuş geçmişini aşikâr etmek için bahsi geçen eser anahtar görevi görebilir.

* Fırat Üniversitesi, Veteriner Fakültesi Lisans Öğrencisi

İbrahim Temo

Alfa Yayıncılık, İstanbul, 2013, 290 Sayfa, ISBN:978-605-106-70-94

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR