ETKİNLİKLER:

Her Şey Milliyetçi Türkiye İçin

Fatih OĞHAN

“Her Şey Milliyetçi Türkiye İçin” isimli kitap bir devre ışık tutuyor, ışık tuttuğu dönemi bilinen-bilinmeyenleri ile kayıt altına alıp yazılı belge yapıyor. Muhittin Çolak,  Türk Milliyetçilerine kaynak bir eser ortaya koymuş  bildikleri, gördükleri, yaşadıklarının bir kitap haline getirip herkesin okumasına istifade etmesine  fırsat tanımış. Muhittin Çolak 1965 – 12 Eylül 1980 tarihleri arasında Ülkücü Hareketin saflarında şahit olduğu ve yaşadıklarını kaleme aldığı “ Her Şey Milliyetçi Türkiye İçin” kitabı Muhittin Çolak nam-ı değer Rüzgarın Oğlu’nun dünyaya gelişi ve memleketi İskilip’i anlatması bizlere tanıtması ile başlıyor. Çolak,  çocukluk yılları, lise çağları, ilk siyasetle tanışması ilk siyasi kavgası, ruh ve fikir dünyasına şekil verenler, hareketin içinde ilk çalışmaları, sürgünde geçen yılları, sürgünün bitişi ile İzmir’den Ankara’ya geri dönüşü, hareket içindeki faaliyetleri, teşkilatlardaki erkek egemenliğine karşı Başbuğ’un Çolak’a talimatı ve başlarına gelenler. Muhittin Çolak’ın sendikalarda geçen dönemi, Dündar Taşer’in kendisine verdiği görev, sendikalarla işçilerle haşır neşir olan Çolak’ın edindiği tecrübe ve bilgilerle İşçi Derneği kurma çabaları, Emine Işınsu ve Dündar Taşer ile edebiyat dünyası ile ilgili hatıraları, Başbuğ Türkeş’e edilen kımızın başına gelenler ve öyküsü, Başbuğ’un Çolak’ı tatile çıkın emri ile yollara düşmesi ve tatilde çıkan orman yangınına müdahale edişleri yangına karşı civardakilerin duyarsızlığı, 18 Mart Çanakkale Zaferi kutlamalarında ülkücü gençleri geçit töreninden nasıl geçirdiği töreni tertip edenlerin tüm hile ve oyunları ile nasıl engelleri aşıp oyunları bozdukları, Celal Bayar ile Çolak’ın söyleşisi,Celal Bayar’ın ufkunun genişliği görüşüp bir kenara not aldıklarının nasıl birer birer gerçekleştiği, o kadar çok konu ayrı ayrı,özenle ve tarihe düşülecek notlar sorumluluğunda işlenmiş ki kutlu hareketin ilk şehidi Ruhi Kılıçkıran, bir dönem çok konuşulmuş yazılmış çizilmiş hakkında efsaneler çıkarılmış Komando kamplarının ne olup ne olmadığı.

 1969 yılında Adana’da yapılan Kurultay CKMP’nin MHP’ye dönüşmesi, Milli Türk Talebe Birliği ile Türkiye Milli Talebe Federasyonu, ülkücülerin Ankara’da kalelerinden biri olan Ankara Yüksek Öğretmen Okulunda yaşananlar, Ülkücülerin yurtlarda yaşadığı  sıkıntılar, üniversitelerde  emperyalizmin kucağına düşmüş gençliğimizin eli kanlı teröristlere nasıl dönüştüğü, Adalet Partisinin Ülkü Ocakları benzeri yapılanmaya gitmek istemeleri,şehitlerimiz Dursun Önkuzu,Yusuf İmamoğlu,12 Mart Muhtırası,Töre Dergisi, 1973 seçimleri, 16 yaşında şehit olan Necati Kaya, Tunceli yatılı öğretmen okulu olayları ülkücü gençlerin başına gelen olaylar o dönemde iktidarda bulunanların bu olaya bakışı ve ülkücülere verdikleri sözlerin arkasında duramamaları bu meseleyi çözmek için buldukları çözüm, ODTÜ’de ülkücülerin hakimiyet mücadeleleri,Beşevler’de Ege Üniveritesi’nde ve ülkenin diğer yerlerinde ülkücülerin üniversite mücadeleleri başarıları, Nilüfer Gürsoy ile Çolak’ın tanışması,Nilüfer Hanıma ülkücülüğü anlatması tanıtması, 1.Milliyetçi cephe hükümeti ,Süleyman Demirel’in Ülkü Ocaklarına yazdığı mektup, Chp’yi  aratmayan Adalet Partililerin ülkücülere bakışı tavırları, Ege Üniversitende okuyan ülkücülerin üzerine kurulan baskılar ülkücülerin yanlış aldığı kararlar ile Üniversitedeki hakimiyetlerini yitirmeleri, MHP ile AP ‘nin seçimlerde ittifak arayışları, Adalet Partisi'nin MHP deki oyunu ve oyunun bozulduğu Ankara İl Kongresi,  1977 yılı MHP Genel Kurultayı,  2. Milliyetçi Cephe hükümetinin  kurulması.

Ülkücülerin  Agah Oktay Güner ile olana ilişkileri, Namık Kemal Zeybek ve Eğitimciler, Eğitimciler’in çalışmaları başarısız olmalarının altında yatan sebepler, Gün Sazak ile Hatıralar, Yusuf Kırkpınar’ın  yaşadığı mağduriyetler, 2.Milliyetçi Cephe hükümetinin dağılması, 15 Nisan 78 Tandoğan mitingi bizi yıldıramazsınız ,Muhittin Çolak'ın Polatlı Topçu Okulu yılları askerlik anıları, askerlik dönüşü Eğitimciler grubuna katılışı, Maraş olayları ülkücülerin üstüne yıkılmaya çalışılıyor, Abdi İpekçi'nin öldürülmesi,  Mehmet Ali Ağca ile Abdi İpekçi cinayetinin MHP yıkılmaya çalışılması, 12 Eylül'e giden karanlık yol ülkenin o günlerdeki manzarası ve saydıkça uzayacak o kadar şahitlik o kadar yaşanmış anı hatıra Muhittin Çolak ise o kadar çok yaşanmışlığı bir kitaba sığdıramadığından ikinci kitabının müjdesi ile birinci kitabını Başbuğ’un 12 Eylül ihtilalinden sonra darbecilere teslim olduğu gün ile sonlandırıyor. Çolak akıcı dili samimi yalın anlatımı ile yaşadıklarını bizlere de yaşatırken o günler ile bugün arasında hareketin mukayesesini yapmamıza da olanak veriyor.

Ülkücülerin pek bilinmeyen bilinenin de yanlış veya eksik kalmış taraflarını su yüzüne çıkararak güzel bir işe imzasını atmış. O dönemi ve ülkücüleri yakından tanımak için muazzam bir fırsat merak edenlere ve bir dönemin gerçeklerine vakıf olmak için kütüphalerimizde de  olması gerekenler listesine alınacak kitap.

Muhittin ÇOLAK

Kripto Basın Yayın, 2018, 544 Sayfa, ISBN: 978 605 499 17 92 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR