ETKİNLİKLER:

Haşhaşiler-Efsaneler ve Gerçekler

Zafer SARAÇ*

Bazı kavim ve milletlerin tarih anlatısında kendilerine daha fazla yer bulduğu malumdur. Bununla beraber bazı topluluklar vardır ki; siyasi, sosyal ve dini etkileri düşünüldüğünde önemli bir tarihi figüre evirilerek, uzun yıllar hüküm sürmüş devletlerden daha çok adından bahsettirir. Geçmişte bir çok hizip, cemaat, mezhep ve topluluk tarih nehrinin sularına kapılıp akıp gitmesine karşın, bu akışın içinde sivrilerek kendine ait bir güçlü bir yer edinen Haşhaşiler tarihi gerçeklerden çok efsanelerin sırtında yükselir. Tarih geçmişte yaşamış insan topluluğunun reel değerini somut verilerle ortaya koymaya çalışırken, efsane ve gerçeğin ayırdına varmakla mükelleftir. Bu yazımızda bahsedeceğimiz kitap Haşhaşiler hakkındaki külliyatı gerçeğin eleğinden geçirerek doğrulara ulaşma hedefini gerçekleştirmek istemektedir.

Eserin yazarı Ayşe Atıcı Arayancan lisans eğitimi sonrası, çalışmalarını Haşhaşiler ve Hasan Sabbah üzerinde yoğunlaştırmıştır. İlk olarak "Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nda Batıni Hareketleri, Hasan Sabbah ile İlk Halefleri ve İran Nizari İsmailileri 1090-1157" isimli yüksek lisans tezini yazan Arayancan sonrasında konu ile ilgili makale ve kitaplarını bilim dünyasına kazandırmaya devam etmiştir. Yine 2011 yılında "Dağın Efendisi Hasan Sabbah ve Alamut" kitabını kaleme almıştır. Yazarın uzmanlık alanı olarak nitelendirebileceğimiz Haşhaşiler hakkındaki üçüncü önemli eseri ise yazımıza konu olan Mart 2018'de raflardaki yerini alan" Haşhaşiler Efsaneler ve Gerçekler" isimli kitabıdır.

Eser kabaca önsöz, kaynakça ve 26 bölümden oluşmuştur. Soru-cevap benzeri görünüm sunan eserde her bir bölümde ilgili başlığın çevresinde halelenen tabloyu netliğe kavuşturmak için yapılan cevap tarzı açıklamalarla konu sunulmuştur. Bu şekilde konunun bam teli diyebileceğimiz hassas noktaları üzerindeki karanlık alanlar akılda soru işareti bırakılmaksızın aydınlatılmıştır. Her bölüm içerisinde efsane ve gerçeğin sunumu ile ortaya çıkan esas fikir, bilinen yanlışın elemine edilmesi ile doğrunun odağına çekilmiştir. Yazar öne sürdüğü ezber bozan tespitini devrin kaynaklarından elde ettiği argümanlarla destekleyerek sağlamlaştırmıştır. Yapılan yorumlar ise konuya sağladığı açılımla okurun uyanan merakını doğru bilgiye kanalize etmiştir.  Böylelikle yazarın bu metodolojik yaklaşımı bilgilendirici olmakla beraber, okurun konuyu daha iyi anlamlandırarak genel bir bakış açısı kazanmasını da sağlamıştır.

Eserin geneli takip edildiğinde yazarın konusuna iyi bir şekilde odaklandığı dikkat çekmektedir. Merkezden uzaklaşan anlatılarda bile yazarın geniş hakimiyetinin etkileri bölümlerin kapsamında açılımlanan detaylardan fark edilmektedir. Haşhaşilerin tarihinin birbirinden bağımsız parçaları her bir bölüm başlığında ele alınırken, bu parçaların bütünsel bir bakış açısıyla aynı bağlam temelinde inşa edildiği dikkatten kaçmamaktadır. Haşhaşilerin geniş bir bölgeye yayılması, fikirlerinin doktriner yapısında sık sık çatallaşmanın olması ve mezhepsel kollarının farklı siyasi formasyon göstermesi nedeniyle tarihlerinde çok fazla düğüm noktası bulunmaktadır. Yazar mezkur düğüm noktalarını çözmek için eldeki materyali gayet iyi bir şekilde kullanmıştır.

Yazarın dilinin açık ve anlaşılır olmasına rağmen eserin biçim yönünden göze batan bazı eksikleri mevcuttur. Özellikle yapılan yazım yanlışlarının fazlalığı dikkat çekmektedir. Yine tercih meselesi olmakla beraber sayfalarda ele alınan konuyla ilgili referansların dipnotla verilmeyip metin içinde verilmesi, ilgi çekici olan konunun kaynaklarına okuyucunun ısınmasını güçleştirmektedir. Hedef kitlenin yalnızca akademik camia olamamasından mütevellit ele alınan meselelerin daha fazla dipnotla desteklenmesi gerekmektedir. Yine akademik yönelimi olan okurlar için eserde indeksin olmaması büyük bir eksikliktir.

Eserde zengin bir kaynakçanın kullanıldığı açıktır. Özellikle alanında kıymet arz eden, birinci el kaynaklar ve bu kaynaklara yetkin yorumlarla dayanak arz eden araştırma eserlerinin kullanılması yapıtın kalitesini arttırmıştır. Döneminde yazılan birinci el kaynaklar ise; Haşhaşileri konu edinen bazı kaynaklardaki yanlışları vurgulayarak, doğru bilgilerin sağlamasını yapmakta kullanılmıştır. Kullanılan kaynakların can alıcı yerlerinin oluşan yanlış algıyı gerçeklerin ışığında tadil ettiği, objektif bir bakış açısıyla doğruya yönlendirdiği görülmektedir. Kaynaklardan yapılan iktibaslar öylesine net bir gerçekliği ortaya koymuştur ki, bazen yazarın yorumla desteklemesine gerek olmaksızın olayın esas yüzü ortaya çıkmaktadır.

Haşhaşilere olan oryantalist ilginin paralelinde bir çok eser kaleme alınmıştır. Yazılan eserlerin büyük bir bölümünün efsanevi, gerçeklerden uzak ve hayal ürünü olduğu ilgili literatürün  detaylı incelenmesi ile bariz görülmektedir. Bu açıdan tanıttığımız eserin literatüre önemli bir katkı sağladığı açıktır. Ülkemizde popüler kültürün daha revaçta olması sayesinde insanların tarihi gerçekleri fark etmek yerine; yanlış kavrayışla efsaneyi gerçeğe çevirdiği bilinmektedir. Bu açıdan eser neyin efsane, neyin gerçek olduğunu ortaya koymaktadır. Zaten eserin akademik bir çalışmadan üretilmesi, yazarın uzun mesailerinin okumalarının neticesi şeklinde zuhur etmesi, bilimsel olarak kabul edilebilirliğine en önemli kanıttır.

Günümüzde Hasan Sabbah ve Haşhaşiler fazlasıyla spekülasyon konusu olmaktadır. Her gün yeni romanlar, filmler, bilgisayar oyunları piyasaya sürülmektedir. Bahsedilen popüler kültür ürünleri sayesinde ortaya çıkan bilgi kirliliğine bağlı olarak oluşan yanlış algı herkesin zihninde farklı şekillerde tezahür ettiğinden; geniş manada İslam karşıtı sapkın bütün faaliyetler Haşhaşilere mal edilebilmektedir. Tabii ki tespitimizde söz konusu Batıni güruhu tamamıyla temize çıkarıp, haklı pozisyona getirecek bir görüş söz konusu olmamakla beraber, Haşhaşiler hakkında söylenenlerin hepsi yalan yanlışlardan ibaret değildir. Fakat kaynaksız sözlü kültürün havuzundan beslenen, kurmacadan ibaret kalan bilimsel olmaktan uzak görüşler yerine bilinen gerçekliği ortada olan verilerle şahıs ve grupların değerlendirilmesi tarihe karşı bir ödevdir. Bu açıdan "Haşhaşiler- Efsaneler ve Gerçekler" isimli tanıtmaya gayret ettiğimiz kitap tarihe karşı ödevini yerine getirerek gerçeği somut haliyle ortaya koymaktadır. Tarihe gerçeğin penceresinden bakmak için, merak edilen konu hakkında öncelikle bu tip akademik orijinli eserlerin okunması gerekmektedir.

* Fırat Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Genel Türk Tarihi Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Programı Öğrencisi, e-mail: zafersarac@hotmail.com

Ayşe Atıcı Arayancan

Yeditepe Yayınları, 1.Baskı, İstanbul, 2018, 160 Sayfa, ISBN:978-605-207-03-52

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR