Evliya Çelebinin Acayip ve Garip Dünyası

Zafer SARAÇ*

Günümüzden geçmişe doğru gidildiğinde devrin teknolojisine bağlı olarak yeryüzünün ulaşılabilecek sınırları büyür, bilinmezlikleri ise idrak edilemeyecek derece artar. Bu uçsuz bucaksız alemin bilinebilir kılınması; uzun mesafeleri ömürlerini harcayarak kateden seyyahların sayesinde olur. Şayet seyyah okur-yazar taifesinden ise, yani devrinin münevver sınıfına intisap etmişse yazdıklarına paha biçilmez. Seyyahın kıymeti sadece kazanmış olduğu sosyal statü ve bilgi birikimiyle değil;gezip gördüklerinden satırlara dökülenlerle ölçülür. Seyyahın yaşadığı yüzyıldan mektup misali geleceğe yolladığı seyahatname ise zamanın ruhunu, tarihi ve onun şekillendiği coğrafyanın o kendine has dokusunu deşifre etmek başta olmak üzere, geçmişin karanlığına fener misali ışık tutar. Ülkemizde seyyah denilince akla ilk olarak peygamberi rüyasında görünce “şefaat” yerine dil sürçmesiyle “seyahat” dileyen Evliya Çelebi gelir. Son zamanlarda Evliya Çelebi ve seyahatnamesi ile ilgili çalışmalar artmasına rağmen, O’nun bir ummanı andıran kendine has dünyasında keşfedilmeyi bekleyen birçok girift nokta bulunur. Bu yazımızda ele alacağımız “Evliya Çelebi’nin Acayip ve Garip Dünyası” isimli eser seyahatnamenin ummanında yeni keşiflere yelken açmıştır.

Eserin sahibi Yeliz Özay Diniz İngiliz Dili ve Edebiyatı eğitimi sonrası Türk Edebiyatı ile ilgili yurtiçi ve dışı olmak üzere iki yüksek lisans programından mezun olmuştur. Bilkent Üniversitesi'nde Evliya Çelebi üzerinde  yaptığı doktorasını 2012 yılında tamamladıktan sonra, Evliya Çelebi Seyahatnamesi ile ilgili çalışmalarını sıklaştırarak birçok makale ve kitap bölümü yazmıştır. Özellikle uluslararası platformda Seyahatnamenin ihyası konusunda birçok görev almıştır. Bugün UNESCO Uluslararası Dünya Belleği Listesinde Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nin kaydedilmesi, yazarın girişimleri neticesinde gerçekleşmiştir.

Eserin her şeyden önce bir doktora tezinin basılmış hali olduğunu belirtmemiz gerekmektedir. Bu sayede eserin akademik bir bakış açısıyla kaleme alındığı rahatlıkla söylenebilir.  Eserde seyahatnamenin gerçekliğinin tartışılmasına sebep olan sözlü kültürün öğelerinin izi sürülerek, acayip ve garip başlığı altındaki anlatılar metinler arası boyutta ortaya konulmuş, benzer başlıklarla kategorize edilmiştir. Yazarın Evliya Çelebi’nin neyi neden acayip ve garip bulduğu konusunun tespiti noktasında, seyahatname başından sonuna kadar detaylı bir şekilde taranmış, elde edilen veriler bütüncül bir bakış açısıyla sunulmuştur. Yazar böylelikle acayip ve garip başlığı altında Çelebi’nin çizdiği tablonun üzerindeki gerçek ve kurmaca tonlarının ağırlığını ve birbirleriyle olan ilişkisini ortaya koymayı amaçlamıştır.

Evliya Çelebi’nin acayip ve garip olarak nitelendirdiği olaylar sınıflandırıldıktan sonra, olayların sunumuna geçilmiştir. İlk olarak seyahatnamedeki ilgili pasaj paylaşılmış, sonrasında günümüz Türkçesine çevrilen metin yorumlanarak adeta ameliyat masasına yatırılmıştır. Anlatılar arasında kurulan metinler arası ilintiler yardımıyla yazar yorumunu daha geniş bir tabana yaymıştır. İlk bakışta absürt ve anlamsız olan seyahatname anlatısı, yazarın kaynakların ışığında mantık tartısını yerinde kullanmasıyla daha manidar kılınmıştır.  Anlatılan konu üzerinde soru işaretlerinin azalması ve gediklerin yazarın müdahaleleriyle doldurulması, Evliya Çelebi’nin bakış açısını netleştirmiştir. Bu sayede yüzyıllar öncesinde bir seyyahın zengin hayal dünyası içinde belli bir mertebeye kadar yolculuk mümkün olmuştur.

Eser giriş adı altında sınıflandırabileceğimiz "Osmanlı Edebiyatı ve Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi" ve "Seyahatnamede Acaib ü Garaib'e Genel Bakış"  kısımlarıyla başlamaktadır. Bu kısımlarda Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinin Türk Edebiyatındaki yeri netleştirilip, özet mahiyetinde eserde anlatılanlar genel bir çerçeve içinde sunulmuştur. Devamında 7 bölüm[1] halinde Evliya Çelebi'nin Acayip ve Garip anlatıları sınıflandırılmıştır. Bölümlere ait alt başlıklar açılmış, okur anlatıcı arasındaki irtibatın nüvesini teşkil eden düşünceler ele alınan konu çerçevesinde bu kısımlarda ortaya koyulmuştur. Eser içerisinde Evliya Çelebi'ye ait detaylı bir biyografinin bulunmaması, olayın tamamen dışındaki okur kitlesi için eksiklik olsa da, akademik yönelimi olan bir doktora tezi şeklinde tecessüm eden eserde bu bölümün yokluğu mazur görülebilir.

Evliya Çelebi’nin anlatıları yorumlanırken, konuyla ilgili başka yazarların çalışmalarından atıflarda bulunulması savunulan görüşe destek mahiyeti taşıdığı gibi, okura yeni bakış açıları kazandırmaktadır. Bu yaklaşım okuru ikna noktasında işe yaradığı gibi belirli bir bağlam üzerinden konunun daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Özellikle Çelebi’nin gerçeklikle kurmaca arasındaki gelgitlerine etki eden faktörler iyi özümsenmiş sağlam dayanaklarla farklı görüşler meczedilerek sunulmuştur.

Eserin dili açık, sade ve akıcıdır. Akademik bir hüviyete sahip olan eserden beklenilenin aksine; genel okuyucu kitlesine hitap eden bir anlatım söz konusudur.  Akademik anlatının ağırlığı, seyahatnamenin Evliya Çelebi’den kaynaklanan ve nüktedan üslubundan damıtılan numuneler vasıtasıyla ortadan kalkmakta ve eser bir roman kadar sürükleyici bir hale gelmektedir. Seyahatname tarzı  metinlerin edebi tahlili süresince kullanılan akademik terminolojiye fazla başvurulmaması eserin anlaşılabilirliğini arttırmaktadır.

Eserin zengin bir kaynakçanın ürünü olduğu aşikardır. İstifade edilen kaynaklar incelendiğinde ilgili alanın detaylı bir şekilde irdelendiği ve eldeki materyalin iyi kullanıldığı görülecektir. Eserin özgün bir içerikle daha önceki literatüre etkin bir katkı sağladığı görülmektedir. Eserde yer yer başka kaynaklardan bahsedilmesi, zikredilen kaynaklara ilgiyi kanalize etmektedir. Ayrıca eserde ilgi çekici pasajların paylaşılıp tahlil edilmesi, incelemeye esas oluşturan seyahatnameye ilgiyi arttırmaktadır. Eserin oluşmasına sebep olan kaynakça taramasına ek olarak, üzerinde çalışılan kaynağın 10 ciltlik bir seyahatname olduğu düşünüldüğünde, verilen bilimsel ve akademik emeğin kıymeti daha iyi anlaşılacaktır.

Sonuçta Evliya  Çelebi’yi 17. Yüzyıl toplumunun en önemli hikaye anlatıcısı olarak ön plana çıkaran kendine has duruşuyla,  acayip ve garip başlığı altında bahsettiği olaylar mantık olarak gerçekten uzak bir tablo çizeceği beklentisine rağmen, reel boyuta yapılan atıfların fazla olması, bir anlamda seyahatnamenin verdiği içeriğe ne kadar güvenebileceğimizi ortaya koyar. Bazen esatirle harmanlanmış ve yerel sözlü kültürle beslenmiş anlatısı abartılı görünüm arz etmiş olsa dahi; Evliya Çelebi'nin yazdıklarının kıymeti su götürmez bir gerçektir. Bu açıdan seyahatnameyi okuyarak bu büyülü dünyayı özümseyenler, ellerinin altındaki hazineyi gerçek manada idrak edebilirler. Fakat Evliya Çelebi'yi tam manasıyla anlamadan ahkam kesmeye çalışanlar kendilerini çıkmazlarda bulurlar, bundan sonra ise seyahatnamenin kıymetine halel getirecek yaftaları bir köşeye iliştirirler. Oysaki bu yazımızda ele aldığımız eser ve yapılan birçok çalışma aksini ispat edecek birçok bilgiyi sunar. Özetle Evliya Çelebi ve seyahatnamesinin yeterince iyi anlaşılabilmesi açısından bahsettiğimiz eseri önemli bir kilometre taşı kabilinden değerlendirebiliriz.

* Fırat Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Genel Türk Tarihi Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Programı Öğrencisi, zafersarac@hotmail.com

[1] Acayip ve Garip İnsan Hikayeleri (Bölüm 1), Acayip Rüyalar ve Garip Kehanetler(Bölüm 2), Acayip ve Garip Ötekiler (Bölüm 3), Acayip ve Garip Hayvanlar (Bölüm 4), Acayip ve Garip Doğa (Bölüm 5), Acayip ve Garip Tılsımlar (Bölüm 6), Acayip ve Garip Sihirler (Bölüm 7).

Yeliz Özay Diniz

Yapı Kredi Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, 2017, 235 Sayfa, ISBN:978-975-083-94-43

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR