Devler Geçti Bu Yollardan

Mehmet ÖSKAN

Kültürümüze damga vuran birbirinden önemli altı dev isim ile yaptığı röportajları ve bu röportajların hikâyelerini yazmış bu eserinde Sayın Yağmur Tunalı Hoca. Bu isimler Dr. Muhtar Tevfikoğlu, Tarık Buğra, Samiha Ayverdi, Mahir Canova, Çinuçen Tanrıkorurve Emine Işınsu.

Yağmur Tunalı’yı anlatmaya bir paragraf açmayacağım, çünkü O kendisini kitabının giriş bölümü olan “Konuşmanın Tadı” kısmında biraz anlatmış, biz de buradan başlayalım. “Hayat bazen insan isteğinin dışında farklı yollar çizer işte ben de onlardan biriyim.” diyor Tunalı hocam. Yazmaya şiir ile başladığını ve hep şair kalmak istese de memuriyet hayatı, birçok dergide ya kurucu ya da yayın ekibi görevleri, oyunculuk, eleştirmenlik derken TRT’de yılları. Ancak bütün bunları severek yaptığını da belirtelim. Karşınızdaki kişiyi konuşturmak zordur. Konuşturmak için önce ne konuşacağınızı bilmeli ve konu hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Karşınızdaki insan sizin onun hakkında bildiklerinize ve samimiyetine bakar konuşmak için. Mülakatçılar içinde Atatürk ile röportaj yapan Ruşen Eşref Ünaydın gerek mülakat yaptığı isimler gerekse kendi tarz ve üslubu ile önemli bir isim ve kendinden sonraki röportajcılar için çok etkili bir örnek olduğunu belirtir.

İlk röportaj bir dâhiliye doktoru olan edebiyat sohbetlerinin müdavimi hatta ev sahibi olan Dr. Muhtar Tevfikoğlu ile. Bir dönem meşhur Töre dergisini çıkaran yayın ekibinin başı olan Sayın Tevfikoğlu Türkçeyi çok seven titiz bir kişilik. Tıbbın konusu insan olduğuna göre göre insanda  “yaratılmışların en şereflisi” vasfına sahip bir sanat eseri olduğu için otomatik olarak sanat ileiç içe görmektedir kendisini. Bence röportajın sonunda can alıcı cümleyi söylemiş Dr. Muhtar Tevfikoğu “Kâğıt ve kalem, israf edilmek için değil, işe yarasın diye icad edilmiştir.” (s.53).

İkinci olarak edebiyatımızın önemli isimlerinden Tarık Buğra yer alıyor eserde. Röportajda Tarık Buğra muallim muavinliği yaptığını öğreniyoruz. Zor zamanlarında genelde sol cenahtan isimlerin yardımına geldiğini ise özellikle belirterek teşekkür etmenin bir erdem olduğunu gösteriyor. En güzel eserlerini yalnızken ve işsiz kaldığı dönemde yazan Tarık Buğra Fransız Dö Gol’ün romancı Malro’yu Kültür Bakanı yapacak kadar güvendiğini söylüyor ve sanatçıların değer kazanması gerektiğini belirtiyor.

Mutasavvıf ve yazar olan Samiha Ayverdi ile yapılan röportaj Münir Nureddin Selçuk’un Özbekler Tekkesi’ndeki anısı ile başlıyor. Samiha hanım birbirini parçalayamaya hazır haçlı dünyasının Türkler söz konusu olduğunda birleştiğini ancak Türk aydınının ise birbiri ile hiçbir şartta ittifak halinde olamadığını belirtmesi ise maalesef üzücü bir durumdur.

Bir diğer röportaj ise milliyetçi bir tiyatro kurma hayali olan Mahir Canova. Atatürk’ün “İki şeyde devrim yapamam biri din biri de musiki, ikisi de ehil kişiler tarafından yapılmazsa felaket olur.” (s. 133). Kompleksli olmanın yanlışlığını ise bir Milli Müdafaa Vekilinin Alman üretimi zannettiği botu överken Türk yapımı olduğunu duyunca “tevekkeli bacası eğri duruyor.” diyerek iş kendimize geldiğinde kompleksimizin tavan yaptığını anlattığı çok güzel bir örnek ile açıklıyor.

Beşinci olarak bir müzisyen ve bestekâr olan Çinuçen Tanrıkorur ile yaptığı mülakat yer alıyor. Bütün meselenin kafa ve gönül meselesi olduğunu taklitçiliğin ise ülkeyi geliştirmeyeceği belirtiliyor. Çinuçen Bey matbaayı icat edenin Gutenberg değil; Uygurlar olduğunu, ünlü bir Türkolog olan Rasonyi’nin kitabından öğrendiğini belirtiyor.

Son olarak ise aralarındaki münasebetin“döl kardeşliği değil, yol kardeşliği var” olduğunu belirterek abla diye hitap ettiği önemli bir yazarımız olan Emine Işınsu’ya ayırmış. Dikkat çeken bir ayrıntı röportajı yayınlanan bu altı kişiden an itibariyle hayatta olan tek kişi Emine Işınsu. Ben konuşamam yazarım diyen Işınsu’yu harika bir eş ve anne olarak tanıtılıyor. Her şeyin olduğu gibi romanında bir yazılma vakti olduğunu ve o vakit geldiğinde bilakaydu şart o eserin meydana geldiğini anlatan Emine Işınsu o dönemde eşi İskender Öksüz ile Arabistan’da olduğu için bu röportajı mektup yolu ile yapmıştır.

Hâsılı şu ki bize birbirinden kıymetli altı sanat erbabını tanıtan Yağmur Tunalı hocamıza çok teşekkür etmemiz gerek bu eserinden dolayı.

A. Yağmur TUNALI

Panama Yayıncılık, Aralık 2017, 216 Sayfa, ISBN: 9752444690

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR