Dede Korkutun Türkistan Nüshası

Dede Korkut’un Türkistan Nüshası, 23 Soylama ve 13. Boy[i]

Salur Kazan'ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi

Enver GERDANCIOĞLU

Son zamanlarda Türkoloji alanında muazzam gelişmeler, sevindirici çalışmalar birbiri ardına gelmeye başladı. Bunlardan bir tanesi de Dede Korkut anlatısının yeni bir nüshasının, 13. Boy’un, ortaya çıkması oldu. Aynı anda iki muhtelif yayınevi tarafından iki farklı bilim insanının çalışmaları peşi sıra neşredildi. Tabii ardı sıra gelen tartışmalar da birbirini izledi. Ben burada bu kısır tartışmalara girmek yerine Ötüken Neşriyat’ın bastığı, Prof. Dr. Metin Ekici tarafından hazırlanan Dede Korkut Kitabı / Soylamalar ve 13. Boy / Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi kitabının takdimini yapacağım.

Mezkûr kitap Ötüken Neşriyat tarafından Haziran 2019’da kamuoyunun dikkatine sunuldu. 220 sayfadan mürekkep bu eser; Önsöz, Giriş, Orijinal Metin (Tıpkıbasım) Transkripsiyon, Türkiye Türkçesine Aktarma, Sözlük ve Dizin bölümlerinden oluşmaktadır.

Önsöz kısmında Prof. Dr. Metin Ekici, kitabın ortaya çıkış hikâyesinin başından sonuna kadar anlatımına yer vermiştir. Bu bölümden öğrendiğimize göre Ekici, bir kongreye katılmak üzere 2019 yılının Mart ayında Kazakistan’ın Mangışlak eyaletinin Akdağ şehrine gider. Burada İran’dan gelen Veli Muhammed adlı bir Türkmen hoca ile tanışır. Muhammed Veli Hoca, kendisi tarafından yapılan kapağına Arap harfleri ile Dede Korkut yazdığı bir fotokopi metni gösterir ve bunun Dede Korkut’un farklı bir metni olduğunu Ekici’nin ilgilenip ilgilenmeyeceğini sorar. Ekici de cevaben, metnin tamamını görmeden bir şey diyemeyeceğini ve dolayısıyla tamamını görmek istediğini, belirtir. Böylece ilk diyalog kurulmuş olur ve karşılıklı e-posta adresleri alınır. Metin Ekici Türkiye’ye döndükten bir süre sonra metnin tamamı kendisine elektronik ortamda gönderilir. Prof. Dr. Ekici, ilk etapta bunun yeni bir boy olduğunu anlayamasa da gelen metni okumayı sürdürür. Okuma nihayete erince bunun yeni bir nüsha olduğunu fark eden Ekici, bu heyecan verici olayı hemen arkadaşları ile de paylaşıp Bayburt’ta düzenlenen Dede Korkut Sempozyumu’nda bilim dünyasına ve kamuoyuna duyurur. Ayrıca önsözde Ekici, bulunan bu yeni nüshaya niçin “Türkistan Nüshası” denilmesi gerektiğinden de bahseder. 

Giriş bölümünde, Dede Korkut Kitabı’nın farklı nüshaları hakkında okuyucuya bilgi verilmiştir. Bunun yanında, bulunan bu son boyun genel özellikleri, yazarı, dili, tarihi ve içerik özellikleri üzerine bilgi sunulmuştur.

Orijinal Metin bölümünde kitabın sol tarafının orijinal haline sağ tarafının da Latin harfleri ile yazılmış şekline ayrıldığını göreceksiniz. Şayet benim gibi meraklı bir okuyucuysanız bu bölümü sonuna kadar dikkatle takip ettiğinizde kullanılan pek çok kelimenin hâlâ günümüzde de kullanıldığına şahit olup, şaşırıp kalacaksınız.

Türkiye Türkçesine Aktarma bölümünde, ağzımızda annemizin ak sütü gibi tertemiz olan güzel Türkçemizle yazılan bu kısımda, 23 soylamayı ve Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı öldürüşünü güncel Türkçemizle okuyacaksınız. Ben bu bölümü okurken uzun bir süre alışık olduğumuz Dede Korkut söyleyişine rastlayamadım. Sanki Dede Korkut metinleri dışında başka bir metinmiş gibi duran bu soylamaların ilerleyen sayfalarında Dede Korkut’a ve kahramanlarımızın isimlerine rastlayıp heyecanlandım. Anlatımda İslamî etki çok fazla yer almış ve İslam peygamberleri ile dönemin önemli şahıslarının (Hz. Ali, Hz. Hüseyin ve Hz. Hasan gibi) hayatlarına yönelik atıflara sıkça yer verilmiştir. Bu haliyle metinlerarasılık vardır. Ayrıca yer yer Arap kültürünün etkisi altında kalındığını gösteren pasajlara da yer verilmiştir: (Bir kişinin altı yaşında öz oğlu olsa, yurdunun geleceği, göz aydını, bel kuvveti, yürek yağı; yedi yaşında kızı olsa, düşmandan beter, ev dağıtıcısı, ev bozguncusu, yabancı gelini. Sayfa:159.) Bilinen Dede Korkut nüshalarında yukarıdaki gibi cinsiyet ayrımcılığına rastlamazken adı geçen bu nüshada böylesi negatif ayrımcılık içeren pasajların bulunması bu kanımızı güçlendirmektedir.

Bunun yanında daha önceki nüshalarda göremediğimiz Salur Kazan’ın bu ismi nasıl aldığını, gerçekte isminin ne olduğunu, padişah kızı Boyu Uzun Burla Hatun’u nasıl hak ettiğini de yine bu nüshadan öğreniyoruz. Diğer nüshalarda ismi geçen pek çok beyin duymadığımız yeni unvanlarına ve birtakım yeni bey isimlerine de yine elimizdeki bu yeni nüsha sayesinde ulaşabiliyoruz. Birçok atasözü ve özlü söyleyiş de yine bu kitapta sizleri bekliyor. Bütün bu yazdıklarımızdan belki de daha önemlisi 23 Soylama’nın sonunda yer alan 13. Boy’un açıklığa kavuşturulması ile diğer nüshalarda rastladığımız Salur Kazan unvanlarından Yedi Başlı Ejderhayı nasıl öldürdüğünün hikâyesine kavuşuluyor olmasıdır.

Bitirirken, kitabın ismi ülkemizde çok tartışıldı. Ben bir okur ve Türk milliyetçisi olarak Metin Ekici Hoca’nın nüshaya verdiği Türkistan ismini son derece yerinde ve doğru buluyorum. Umut ediyorum ki; gelecek yüzyıllarda bu nüsha bilim literatüründe Türkistan Nüshası olarak yerini alacaktır.

Bu kitabı Türk dünyasına kazandıran Prof. Dr. Metin Ekici’ye, basılmasında emeği geçenlere, Ötüken Neşriyat’a, bir üyesi olmakla iftihar ettiğim Kitap Şuuru ailesine ve kitabı bana ulaştıran saygıdeğer büyüğüm Oğuzhan Saygılı beyefendiye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

[i] 1 Bu yazı Kitap Şuuru intisabıdır. (Editörü: Burak Akdağ) www.kitapsuuru.com

Prof. Dr. Metin EKİCİ

Ötüken Neşriyat, 1.Basım, 224 Sayfa, 2019, ISBN: 9786051558080

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR