Ateş Denizi

Nuri CİVELEK

Farklı edebî türlerde verdiği eserlerle tanıdığımız usta yazar Beşir Ayvazoğlu, Ateş Denizi adlı romanıyla Şeyh Galip’in Hüsn-ü Aşk yazma serencamını ve Tamburî Cemil Bey’in ayak izlerini takip ederken erken Cumhuriyet dönemine ışık tutacak bir eser ortaya çıkartmış. Ayvazoğlu’nun eserde dair kurgu ve gerçek arasında salınmış olması, hem roman olma iddiası taşıması hem de gerçek şahıslara, buhranlara yer vermesidir. Ayvazoğlu, hem Galip Tahiroğlu adlı roman kahramanı üzerinden hem Şeyh Galip ve Tamburî Cemil Bey’in hayat hikâyesi üzerinden aktarmayı başarmıştır. Erken Cumhuriyet dönemine ait Türk edebiyatında çok sayıda esere ilham veren kültür zıtlaşması Tamburî Cemil Bey’in üzerinden okuyucuya aktarılmıştır.

Bilindik hayatları, tam da bilinmiş olmaktan kaynaklı zorluklara rağmen yeniden kurgulamak, romana taşımak ustalığı sergilenmiştir. Bütün bunlar, aynı zamanda üst ve alt kurmaca halinde verilmiştir. İç içe hikâyeler ve Galip Tahiroğlu’nun, Ayvazoğlu ile benzeşen ve kesişen yolları romanı daha da anlamlı hale getirmektedir.

Roman, Ayvazoğlu’nun masasına bırakılan Galip Tahiroğlu’na ait birtakım evrak-ı metruke ile başlar. Galip Tahiroğlu eski bir Dar’ül Fünûn mensubudur. 1933 tarihli üniversite reformu ile tasfiye edilmiştir. Galip Tahiroğlu pek çok kader ortağı kadar şanslı değildir, zira muallim olma imkânı da verilmiştir. İşini kaybeden ve nişanlısından ayrılan Galip Bey, buhran geçirmiş, eve kapanmış ve vaktinin büyük kısmını musiki üstadı Tamburî Cemil Bey’in eserlerini dinlemeye hasretmiştir. Galip Tahiroğlu, Tamburî Cemil Bey’i hakkındaki merak halesi eserlerini dinleyerek genişletmiş ve bir biyografi kaleme alma iddiasının peşine düşmüştür. Sahaf sahaf gezen, kütüphaneleri aşındıran biri olarak Tamburî Cemil Bey’in hayatını araştırma defterleri romanın çıkış noktalarından birini oluşturmaktadır. Tamburî Cemil Bey’in talebesi olmuş ve ona aşkla bağlanmış Leyla Hikmet’in hatıra defteri üzerinden iz sürer. Bu arada Leyla Hikmet’in, romanın ilerleyen sayfalarında Galip Bey’i terk eden nişanlısı Devran Hanım’ın teyzesinin arkadaşı olduğunu belirtelim. Galip Tahiroğlu, Tamburî Cemil Bey için tuttuğu otuz beş defteri (hatıratı) yayımlamamıştır. Bu defterlerin yıllar sonra Galip Tahiroğlu’nun dayısının oğlu Nezih Bey tarafından Ayvazoğlu’na ulaştırıldığını hatırlatalım. Galip Tahiroğlu’nun evrak-ı metrukesi sadece Tamburî Cemil Bey hakkındaki araştırma defterlerinden oluşmaz. Galip Tahiroğlu hayranı olduğu bir başka isim, Şeyh Galip ve Hüsn-ü Aşk eseri üzerine yazmaya niyetlendiği Ateş Denizinde Üç Gün adlı romanın müsveddeleri yer almaktadır. Galip Tahiroğlu, romanın sadece beş bölümünü yazabilmiş, yani tamamlayamamıştır, zira ömrünün büyük kısmı Tamburî Cemil Bey’in izinde geçmiştir. Bu eser de ismini beşinci bölümün başlığından alır.

Şeyh Galip’ten Tamburî Cemil Bey’e uzanan hat ile Galip Tahiroğlu adeta Beşir Ayvazoğlu’nun kendisidir. İç içe hikâyelerin üst kurmacada Tahiroğlu’ndan Beşir Ayvazoğlu’na uzanması da Galip Tahiroğlu’nun birçok açıdan Beşir Ayvazoğlu olma ihtimâlini kuvvetlendirmektedir. Romanda ele alınan dikkat çekici bir husus da Türk edebiyatında pek çok esere ilham vermiş Doğu-Batı zıtlaşması, ikiliğidir. Erken Cumhuriyet dönemi, rejimin selâmeti bakımından Osmanlı’ya ait hatıra ve mirasın kıyıya itildiği, Batılı bir kültür ikamesine teşebbüs edildiği dönemdir. Ayvazoğlu dönemine ait arşivin sadece kişiler ve nesnelerden ibaret olmadığı söylenmelidir. Zira dönemin genel havasını, belirli başlı savrulmalar şahsında da nakletmeyi başarabilmiştir. Mesela Fatih-Harbiye romanı ile tanıdığımız Peyami Safa, Hafta gazetesindeki bir yazısında geleneksel musikiyi tenkit etmiştir. Bu yazı Tamburî Cemil Bey’in hiçbir yerde çıkmamış makalesi adını taşımaktadır ve Tamburî’nin oğlu Mesud Cemil ile müşterek olarak kaleme alınmıştır. Birçok gerçek edip, aydın sima mecmualar, gazeteler ve kültürel-siyasî yelpazede durduğu yer itibariyle romanda kendine yer bulmuştur. Romanda Fatma Aliye, Mehmet Âkif, Ahmet Ağaoğlu, Ahmet Haşim, Faruk Nafiz, Yahya Kemal, Nazım Hikmet, Necip Fazıl, Nihal Atsız, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, İbrahim Alaeddin Gövsa, Ferit Kam gibi isimlere yer verilmektedir. Yine Hâkimiyet-i Milliye, Ulus, Hafta, Yeni Adam gibi gazete ve mecmualar romanın üzerine oturduğu malzeme hakkında fikir vermektedir. Ateş Denizi adlı roman ile Beşir Ayvazoğlu’nun musiki ve üniversite reformu etrafında aydın tutumlarını, dönemin açmazlarını geleneği önemseyen bir zaviyeden tenkit ettiğini söylemek de mümkündür. Bununla birlikte kitabın arkasında yer alan ilave bilgiler de doyurucu ve adeta dönem için bir kaynakça anlamı taşımaktadır.

Beşir AYVAZOĞLU

Kapı Yayınları, İstanbul, 2013, 520 Sayfa, ISBN: 9786054683949

YAZARIN DİĞER YAZILARI

BU KATEGORİYE AİT DİĞER YAZILAR